İçeriğe geç
HABERGündem

YÖK Başkanı Özvar: Yükseköğretim sistemi küresel ölçekte süper güçlerle rekabet edebilecek bir altyapıya sahiptir

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Bugün, 208 yükseköğretim kurumunun, yaklaşık 187 bin akademisyenin ve 7 milyona yakın üniversite öğrencisinin yer aldığı güçlü bir yükseköğretim sistemine ulaşılm...

WhatsApp
Aa
YÖK Başkanı Özvar: Yükseköğretim sistemi küresel ölçekte süper güçlerle rekabet edebilecek bir altyapıya sahiptir Gündem

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Bugün, 208 yükseköğretim kurumunun, yaklaşık 187 bin akademisyenin ve 7 milyona yakın üniversite öğrencisinin yer aldığı güçlü bir yükseköğretim sistemine ulaşılmıştır." dedi.

CANLIFenerbahçe'nin transfer görüşmelerinde bulunduğu Ganalı genç savunma oyuncusu Kojo Peprah Oppong, İstanbul Havalimanı'na geldi

Özvar, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nda (BTSO) düzenlenen "Yükseköğretimde Mesleki Eğitimin Yaygınlaştırılması Programı"nda, yükseköğretimin ülkelerin kalkınma kapasitesini doğrudan etkileyen, beşeri sermayeyi biçimlendiren, üretim yapısının dönüşümüne yön veren, uluslararası rekabet gücünü belirleyen stratejik bir konuma ulaştığını söyledi.

Yükseköğretim politikalarının gelecekte yaşanacak ekonomik ve teknolojik dönüşümleri, bunların doğuracağı iş gücü ihtiyacını da öngörmesinin gerekliliğine değinen Özvar, "Yükseköğretim Kurulu olarak son yıllarda sistemimizi bu bakış açısıyla yeniden şekillendiriyor, nicelik odaklı büyüme anlayışını geride bırakarak niteliği esas alan kapsamlı bir dönüşüm yürütüyoruz." diye konuştu.

Özvar, üniversitelerin başarısını yalnızca öğrenci ve mezun sayısıyla değerlendirmediklerini belirterek, mezunların kazandıkları yetkinlikler, iş gücü piyasasına uyum düzeyleri, sektörlerin beklentilerini karşılama düzeyleri ve ülkenin kalkınma hedeflerine sağladıkları katkıların çok daha belirleyici ölçütler haline geldiğini ifade etti.

Üniversite-sektör işbirliğini, sistemin işleyişi bakımından yapısal bir gereklilik olarak değerlendirdiklerini anlatan Özvar, şunları kaydetti:

"Eğitim sistemiyle iş gücü piyasası arasındaki bağın zayıflaması, bir yandan mezunların istihdama katılmasını güçleştirirken diğer yandan sektörlerin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağına erişimini engellemektedir. Bu sebeple temel hedefimiz, yükseköğretim sistemimizin yetiştirdiği insan kaynağıyla sektörlerin ihtiyaç duyduğu beceriler arasında güçlü, kalıcı ve sürdürülebilir bir uyum oluşturmaktır. Son yıllarda uygulamaya koyduğumuz politikaların ana istikameti de bu hedef doğrultusunda belirlenmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, son 25 yılda yükseköğretim altyapımıza çok büyük yatırımlar yapılmıştır. Bu yatırımlar neticesinde bugün, 208 yükseköğretim kurumunun, yaklaşık 187 bin akademisyenin ve 7 milyona yakın üniversite öğrencisinin yer aldığı güçlü bir yükseköğretim sistemine ulaşılmıştır. Bu sistem, dünyada küresel ölçekte süper güçlerle rekabet edebilecek bir altyapıya ve kapasiteye sahiptir."

Özvar, yükseköğretime erişimin genişletilmesinde önemli bir aşama kaydedilmesinin önceliğin nicelikten niteliğe yönelmesini mümkün kıldığını, kontenjan planlamasını veriye dayalı, rasyonel ve sektörlerin ihtiyaçlarını gözeten bir yaklaşımla gerçekleştirdiklerini dile getirdi.

Mezunlarının istihdam imkanı sınırlı kalan, sektörlerle bağı zayıflayan ya da büyük ölçüde işlevini yitiren programları, etraflıca incelediklerini aktaran Özvar, yapılan değerlendirmeler sonucunda bazı programların kontenjanlarını azalttıklarını, bazılarını günün ihtiyaçlarına göre dönüştürdüklerini, gerekli görülenleri de kapattıklarını bildirdi.

Özvar, yapay zeka, dijital teknolojiler, ileri üretim sistemleri, yeşil dönüşüm, enerji, tarım teknolojileri ve sağlık gibi stratejik alanlarda açılan yeni programları da desteklediklerini vurgulayarak, "Amaç, yükseköğretim sistemini küçültmek değil, sistemi geleceğin ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlemek ve ülkemizin kalkınma hedefleriyle daha güçlü bir uyum içinde çalışmasını sağlamaktır." ifadesini kullandı.

"İşletmede Mesleki Eğitim" modeline değinen Özvar, "Meslek yüksekokullarında 3+1 ve 2+2, lisans programlarında 7+1 ve 6+2 modelleriyle öğrencilerimizin bir veya iki dönem boyunca doğrudan çalışma hayatının içinde bulunmalarını hedefliyoruz. Burada söz konusu olan, klasik anlamda uzatılmış bir staj değil, kredilendirilen, ölçme ve değerlendirmeye tabi tutulan ve akademik açıdan düzenli biçimde izlenen yapılandırılmış bir eğitim sürecidir." ifadesini kullandı.

Özvar, model sayesinde öğrencilerin, öğrenimleri devam ederken üretim disiplinini, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü ve çalışma hayatının işleyişini tecrübe etme fırsatını bulacağını dile getirerek, şöyle devam etti:

Paylaş: X Facebook LinkedIn
Önceki Haber Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran, yazar Şenler'i vefatının 7'nci yılında andı 28.08.2026 Sonraki Haber "Hasan Mutlu çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturmasında 78 şüpheli hakkında dava açıldı 28.08.2026

Bu habere tepki ver

0 Kızgın
0 Bayıldım
0 Hahaha
0 Beğendim
0 Muhteşem
0 Üzgün
0 İnanılmaz

/ Okuyucu Yorumları /

0 yorum

Henüz onaylanmış yorum yok.