İçeriğe geç
HABERGündem

Uzmanlardan velilere okula uyum sürecinde "sakin ve kararlı tutum" uyarısı

Okula uyum sürecinde çocukların gösterdiği ağlama, kaçınma ve kaygı gibi tepkilerin doğal olduğunu belirten uzmanlar, velilerin sergileyeceği sakin ve kararlı tutumun adaptasyon sürecinde belirleyici olduğunu bildirdi.

WhatsApp
Aa
Uzmanlardan velilere okula uyum sürecinde "sakin ve kararlı tutum" uyarısı Gündem

Okula uyum sürecinde çocukların gösterdiği ağlama, kaçınma ve kaygı gibi tepkilerin doğal olduğunu belirten uzmanlar, velilerin sergileyeceği sakin ve kararlı tutumun adaptasyon sürecinde belirleyici olduğunu bildirdi.

İbn Haldun Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefa Bulut ile psikolog Dr. Müge Kiremitçi okulun ilk haftalarında yaşanan adaptasyon güçlükleri, ebeveyn tutumları ve dikkat edilmesi gereken noktaları AA muhabirine değerlendirdi.

Milli Eğitim Bakanlığınca uygulanan okula uyum ve oryantasyon haftasının çocukların psikolojik gelişimi açısından kritik bir rol oynadığını belirten Prof. Dr. Sefa Bulut, sürecin sağlıklı yürütülmesinde velilere büyük görev düştüğünü söyledi.

Oryantasyon haftasının pedagojik kazanımlarına değinen Bulut, şu değerlendirmede bulundu:

"Aslında Milli Eğitim Bakanlığının böyle bir uyum ve oryantasyon haftası uygulaması başlatması pedagojik olarak çok yararlı bir şey. Özellikle ilköğretim için önemli bir uygulama. Çocuklar uyum haftasına geldikleri zaman bir kere duygusal ve psikolojik olarak hazırlanıyorlar ve nasıl bir ortamda bulunacaklarını, nerede oturacaklarını, kimlerle iletişim halinde olacaklarını, tuvaletlerin, kafeteryanın, kütüphanenin ve spor salonunun nerede olduğunu öğreniyorlar."

Velilerin kendi kaygı ve panik duygularını çocuklara yansıtmaması gerektiğini vurgulayan Bulut, ebeveynlerin sergilemesi gereken tavrı şu sözlerle anlattı:

"Çocuklar bizim davranışlarımızı, duygularımızı ve yüzümüzü, sözsüz iletişimimizi de okuyorlar. Bizim de heyecan ve panik yapmamamız gerekir, bunun doğal bir süreç olduğunu çocuğa hissettirmemiz gerekir. Çocuğu okula götüreceksek götürüp bırakıp gelmemiz gerekir, orada çok fazla oyalanmamalıyız, çok fazla aşırı duygusal destek olmayalım ve çocuğa aşırı şekilde bağlanmayalım. Bu aynı zamanda çocuğu da bize bağımlı kılıyor. Biz olayı ne kadar abartır, özen gösterir ve üstüne düşer titizlenirsek çocuk da tabii bunu algılıyor ve bunun zor bir süreç olacağını zannediyor, aslında öyle değil."

Bunun normal ve doğal bir süreç olduğunu aktaran Bulut, "Herkes bir yere gidiyor uyum sağlıyor, uyum sağlaması gerekir. O yaş grubu için beklenen istenen davranışlar. Bizim kaygımız bir şekilde çocuğa bulaşıyor çocuğa geçiyor biz kendimiz kaygısız olursak normal nötr olursak çok iyi" dedi.

Okul dönüşünde iletişim dilinin olumlu yönde tutulması ve vedalaşmalarda aşırı korumacı tavırlardan kaçınılması gerektiğini belirten Bulut, şunları kaydetti:

"Çocuğa 'günün nasıl geçti, okul nasıl geçti, bugün neler yaptınız, neler öğrendin, kimlerle tanıştın, ne tür aktiviteler yaptın' diye pozitif tonda sorular sormalıyız, sorular hep pozitif ve yönlendirici olmalı, biz negatif algı ve düşünce içerisinde olmamamız gerekir"

Bulut, çocukların bu süreçte kaygılanıp sıkılabileceğini belirterek "Çocuğun bu şekilde bizleri manipüle edip aşırı merhamet duygumuzu harekete geçirip bizi ikna etmesine izin vermeyelim. Bu aşırı korumacılık çocuğun bağımsızlık gelişimini engelliyor, çocuğa, 'Bak çok güzel şeyler olacak, güzel şeyler göreceksin, ben de böyleydim küçükken gibi kendi hatalarımızı paylaştığımız konuşmalar yapabiliriz. Bu çocuk için rahatlatıcı olur" diye konuştu.

Okula başlama sürecinin çocuk için güvenli ortamından ayrılarak akran ve yetişkinlerle yeni bağlar kurduğu zorlu bir dönem olduğunu belirten psikolog Kiremitçi, adaptasyon sürecinde ebeveyn tutumlarının kritik önem taşıdığını söyledi.

Uyum sürecindeki ilk tepkilerin gelişimsel olarak doğal karşılanması gerektiğini vurgulayan Kiremitçi, "Özellikle okulun uyum haftasında ve okulda kalış süresinin uzadığı sonraki ilk iki haftada ağlama, ebeveyne yapışma, sınıfa girmek istememe, 'annem de benimle gelsin' diye ısrar etme ya da karın ağrısı gibi bedensel yakınmalar belirli ölçüler çerçevesinde gelişimsel olarak normal kabul edilebilir." dedi.

Kiremitçi, çocukların ebeveynlerinin kaygılarını beden dili üzerinden kolayca hissettiğini dile getirerek, vedalaşma anlarının dramatikleştirilmemesi gerektiğini ifade etti.

"Biz bu noktada ebeveyn olarak verdiğimiz okula başlatma ve okul seçimi ile ilgili kararımıza, öğretmenimize, okulumuza güveneceğiz. En önemlisi çocuğumuza güveneceğiz. Çocuklar aslında sisteme daha kolay adapte olurlar, yeter ki ebeveynlerinin gözündeki kaygıyı, korkuyu görmesinler."

Paylaş: X Facebook LinkedIn
Önceki Haber "C31K" isimli yeni nesil suç örgütüne yönelik operasyonda 27 şüpheli yakalandı 11.09.2026 Sonraki Haber TBMM Sanayi Komisyonu Başkanı Varank, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın basketbol oynadığı görüntüler... 11.09.2026

Bu habere tepki ver

0 Kızgın
0 Bayıldım
0 Hahaha
0 Beğendim
0 Muhteşem
0 Üzgün
0 İnanılmaz

/ Okuyucu Yorumları /

0 yorum

Henüz onaylanmış yorum yok.