İçeriğe geç
HABERŞirket Haberleri

TÜSİAD Başkanı Ozan Diren: Sanayi politikası sektörleri kaderine terk etmemeli

SEDEFED’in TGSD ile düzenlediği "Sektörel Dönüşüm Toplantılarında" konuşan TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, “Sanayicinin yatırım kararı alabilmesi için yalnız bugünk…

WhatsApp
Aa

Öne Çıkan Başlıklar

  • Türk Sanayicileri ve İş İn­sanları Derneği’nin (TÜSİ­AD) Yönetim Kurulu Baş­kanı Ozan Diren, sanayi politika­sının yalnızca teşvik dağıtma aracı olarak görülemeyeceğini belirtti.
  • Sektörel Dernekler Fe­derasyonu’nun (SEDEFED) Tür­kiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) ile ilkini düzenlediği “Sek­törel Dönüşüm Toplantıları-Kü­resel Rekabet Gücünü Güçlendir­m…
  • Tekstil ve hazır giyimde yaşa­nan maliyet baskılarının münfe­rit bir sektör talebi ya da şikâyet listesi olarak ele alınamayacağını belirten Ozan Diren, Türkiye’nin küresel rekabe…

Gelişmenin Ayrıntıları

Türk Sanayicileri ve İş İn­sanları Derneği’nin (TÜSİ­AD) Yönetim Kurulu Baş­kanı Ozan Diren, sanayi politika­sının yalnızca teşvik dağıtma aracı olarak görülemeyeceğini belirtti. Diren, “Asıl mesele hangi hedefe ulaşmak istediğimizi, bu hedef için hangi araçların kullanılacağını ve sonuçların hangi ölçütlerle değer­lendirileceğini baştan netleştir­mek” dedi.

Sektörel Dernekler Fe­derasyonu’nun (SEDEFED) Tür­kiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) ile ilkini düzenlediği “Sek­törel Dönüşüm Toplantıları-Kü­resel Rekabet Gücünü Güçlendir­mek ve Yeni Dönüşüm Dinamik­leri” temalı toplantıda konuşan TÜSİAD Başkanı, “Sanayicinin yatırım kararını güvenle alabilme­si için yalnız bugünkü destekleri değil, önümüzdeki dönemin tica­ret, yatırım, teknoloji ve pazar ön­celiklerini de görebilmesi gerekir. Küresel rekabetin bu kadar serleş­tiği bir dönemde ‘su yolunu bulur’ anlayışıyla sektörleri kendi halin­de bırakmak yeterli değil” ifadele­rini kullandı.

Tekstil ve hazır giyimde yaşa­nan maliyet baskılarının münfe­rit bir sektör talebi ya da şikâyet listesi olarak ele alınamayacağını belirten Ozan Diren, Türkiye’nin küresel rekabette fiyat yarışından değer yarışına geçmesi gerektiği­ni ifade etti. Geleneksel ve merkezi planlama anlayışı yerine kamu ve özel sektörün ortak akılla hareket edeceği bir yapı öneren Diren, ve­riye dayalı, şeffaf ve ölçülebilir bir sanayi dönüşüm mekanizmasının kurulmasının şart olduğunu vur­guladı.

Açıklamalar ve Veriler

TÜSİAD’ın hazırladığı Ma­liyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi sonuçlarına da değinen Diren, sa­nayi genelinde ana metal hariç cid­di bir rekabet gücü kaybı yaşandı­ğını hatırlattı. Tekstil, hazır giyim ve deri sektöründeki 2026 yılı ilk çeyrek verilerini paylaşan Diren, şöyle devam etti: “2026’nın ilk çey­reğinde Türkiye’de bu sektördeki maliyet artışı yüzde 2,1 olurken, rakip ülkelerde bu oran yüzde 0,3 seviyesinde kaldı. Farkın ana ne­denini yüzde 4,7’lik iş gücü ve yüz­de 2,6’lık ara malı maliyet artışları oluşturdu. Enerji maliyetlerindeki düşüş ise bu baskıyı hafifletmeye yetmedi.”

Enflasyonla mücadelenin ka­rarlılıkla sürdürülmesini destek­lediklerini, ancak parasal sıkılaş­manın sanayi üzerindeki baskısı­nı hafifletmek için para ve maliye politikalarına yapısal reformların eşlik etmesi gerektiğini belirten Diren, kısa vadeli çözümler için şu önerilerde bulundu: “Parasal gevşemeye gitmeden, kriterleri net, verimlilik ve ihracat kapasi­tesi oluşturan yatırımlara odaklı finansman sağlanmalı.

Bütçe im­kânları dâhilinde çalışan ve işve­ren üzerindeki ilave yükler hafif­letilerek sanayiciye operasyonel bir nefes alanı açılmalı. Para po­litikasını gevşetmekten değil, kri­terleri belli, etkisi ölçülen, verim­lilik ve ihracat kapasitesi yaratan yatırımlara yönelen bir finansman yaklaşımından söz ediyoruz. Bu çerçevenin bir ayağı da yatırım or­tamıdır. Hukuk güvenliğinin, re­kabetin, şeffaflığın ve kurumsal öngörülebilirliğin güçlendiği bir yatırım ortamı sanayinin dönü­şümünü desteklerken ülkemizin uluslararası yatırımlardan daha fazla pay almasına da katkı sağlar.”

Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) Yönetim Kurulu Baş­kanı Emine Erdem, tekstil ve ha­zır giyim sektörünü yarım asrı aşan üretim birikimi ve 26 milyar dolar­lık ihracat gücüyle “ekonominin en sağlam omurgası” olarak tanım­ladı. Küresel rekabette fark yarat­mak için geleneksel üretimin öte­sine geçilmesi gerektiğini vurgula­yan Erdem, “Asıl soru, hep birlikte yeni dönemin kumaşını nasıl do­kuyabileceğiz?

Artık küresel reka­bette fark yaratan yalnızca üretti­ğimiz değil, aynı zamanda geleceğe hangi dönüşümlerle dokuduğumuz da çok önemli” dedi. Hazır giyim ve tekstil sektöründeki iş birliğini kumaş dokuma tezgahına benze­ten Erdem, dönüşümün üç temel sacayağı üzerinde yükselmesi ge­rektiğini belirterek, “Sektörümüz­de kumaş tek bir iplikle dokunmaz, önce çözgü gerilir, ardından mekik işler ve desen ortaya çıkar. Bugün Türk sanayisinin ihtiyacı olan şey de tam olarak bu. Uyum, iş birliği ve ortak emek.

Sektöre Etkisi ve Sonraki Adımlar

Geleceğin rekabet­çi kumaşını ise üç güçlü iplikle do­kuyacağız, dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm ve toplumsal dönüşüm” diye konuştu. TÜSİAD’ın Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi veri­lerinin sektöre çok önemli bir yön haritası sunduğunu belirten Emi­ne Erdem, veri, teknoloji, sürdürü­lebilirlik ve insan kaynağını aynı tezgahta bütüncül politikalarla bir araya getirerek geleceği birlikte do­kuyacaklarını söyledi.

Hazır giyim sektörünün Stratejik Yol Haritasının kapsamlı sunumunu yapan yapan TGSD Müşterek Başkanı Toygar Narbay, sektörün küresel rekabette ayakta kalabilmesi için şirketlerin ölçek büyütmesi ve iş birliği kültürünü geliştirmesi gerektiğini söyledi. Dünyada rakip şirketlerin dahi maliyet avantajı için birlikte hareket ettiğini hatırlatan Narbay, “Rekabet içinde iş birliği anlayışını benimsemeliyiz.

BMW ile Mercedes’in ortak parça satın alması bunun en somut örneklerinden” dedi. Sektörde ortalama firma büyüklüğünün 16 çalışan olduğunu belirten Narbay, bu yapıyla yapay zeka, robotik, tasarım ve markalaşma yatırımlarının yapılmasının mümkün olmadığını belirtti. Narbay, “Büyük ölçekli firmalarda kişi başına üretim, küçük işletmelerin 2,6 katı. Verimlilik, ölçekten geliyor. Şirketlerin güç birliği yapmalı, konsolidasyonun önündeki engellerin kaldırılması gerekiyor” diye konuştu.

TGSD Müşterek Başkanı Ümit Özüren, tekstil ve hazır giyim sektörünün artık “ucuz işçilik” ve geleneksel emek yoğun yapıyla anılamayacağını söyleyerek, dijitalleşme, tasarım ve sürdürülebilirlik odaklı bilgi ve teknoloji yoğun bir dönüşüm hamlesi başlattıklarını kaydetti. Sektörün maliyet baskıları nedeniyle yaşadığı zorluklara ve kan kaybına dikkat çeken Özüren, “Son 4 yılda 400 bine yakın istihdam kaybettik.

Bu kayıp sadece kağıt üzerindeki bir rakam değil, aynı zamanda büyük bir bilgi birikimi ve insan hayatı. Bu yüzden çözümü ucuz işçilikte değil, katma değeri yüksek, tasarım, bilgi ve teknoloji temelli bir üretim modelinde arıyoruz” dedi. Özüren, sektörün yıllık 14 milyar dolardan fazla dış ticaret fazlasıyla stratejik bir kale olduğunu, yüzde 55 kadın çalışan oranıyla toplumsal etkisine vurgu yaptı.

Paylaş: X Facebook LinkedIn
Önceki Haber Saat ve Saat payları 8 endekse dahil ediliyor 14.07.2026 Sonraki Haber Şirketler yapay zeka altyapısına yöneldi, IBM hisseleri sert düştü 15.07.2026

Bu habere tepki ver

0 Kızgın
0 Bayıldım
0 Hahaha
0 Beğendim
0 Muhteşem
0 Üzgün
0 İnanılmaz

/ Okuyucu Yorumları /

0 yorum

Henüz onaylanmış yorum yok.