Öne Çıkan Başlıklar
- Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, yüksek faiz, artan maliyetler ve zayıflayan rekabet gücü nedeniyle sanayicinin “nefes alamadığını” belirterek ekonomi p…
- Konkordato sayılarının son 2-3 yılda üç katına çıktığına dikkat çeken Gültepe, yüzde 50 faizle üretimin sürdürülemeyeceğini söyledi.
- İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi’nin temmuz ayı olağan toplantısında düzenlenen panelde erken sanayisizleşme riski ve iş dünyasının yaşadığı sorunlar mercek altına alındı ve çö…
Gelişmenin Ayrıntıları
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, yüksek faiz, artan maliyetler ve zayıflayan rekabet gücü nedeniyle sanayicinin “nefes alamadığını” belirterek ekonomi politikalarının değiştirilmesi çağrısı yaptı.
Konkordato sayılarının son 2-3 yılda üç katına çıktığına dikkat çeken Gültepe, yüzde 50 faizle üretimin sürdürülemeyeceğini söyledi.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi’nin temmuz ayı olağan toplantısında düzenlenen panelde erken sanayisizleşme riski ve iş dünyasının yaşadığı sorunlar mercek altına alındı ve çözüm önerileri paylaşıldı.
Açıklamalar ve Veriler
İSO Meclisi’ndeki panelde konuşan sektör temsilcileri de Türkiye’nin mevcut ihracat pazarlarını kaybettiğini, fiyat rekabetini yitirdiğini ve sanayinin “ağır hasta” durumda olduğunu vurguladı. Çözüm için katma değerli üretim, Ar-Ge ve yeni pazarlara yönelme çağrısı yapıldı.
Panelde konuşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, hükümet yetkililerine sanayicinin sorunlarını sık sık dile getirdiklerini söyledi.
“Ortada bir program var. O programdan dolayı bir strateji var, futboldan mütevelli bir oyun şekli var. Bu oyun şeklini mevcut durumda kimse değiştiremiyor” açıklamasını yapan Gültepe, “Bugün nefes alamadığım noktada gelecekte nasıl marka alacağım? Bugün bu noktaya gelinmiş. Bundan sonrası nasıl olacak? Mevcutları kaybediyoruz. Ben nefes alamıyorum sen bana diyorsun ki uçak yap. Nefes alamıyorum, nefese ihtiyacım var. Tüm sanayilerde sorun var. Avrupa’nın durgunluğunu biliyoruz. Şu an biz mevcut pazarı kaybediyoruz” dedi.
“Ya bu programdan vazgeçilecek, ya da başka bir şey olamayacak. Bu şekilde ne zamanki enflasyon yüzde 20’nin altına düşse de bu maliyetleri düzeltecek bir hareket gerekiyor. Nasıl düzelecek en büyük sorun bu" açıklamasını yapan Gültepe, “Son 2-3 yılda konkordato sayıları üç katına çıktı. Niye? Hep mi başarısız bu iş insanları? Ne değişti? Kendi yaptığı planla ekonomik planlar farklılaştı. Yüzde 18-20 faizken, yüzde 50 ile alıyoruz. Yüzde 50 faizle hangi iş insanı kredi alıp, iki sene dayanabilir? Dayanamaz” dedi. Gültepe, “Ekonomi politikalarının değişmesi lazım” uyarısında bulundu.
DEİK Türkiye- Avustralya İş Konseyi Başkanı ve Çalık Holding Yönetim Kurulu Üyesi Steven Young ise, Türkiye’nin ihracatının yüzde 54’ünün Avrupa ülkelerine yapıldığını anımsattı.
Sektöre Etkisi ve Sonraki Adımlar
Young, “Biz halen yavaş büyüyen ülkeye dolu dolu ihracat yapıyoruz. Hızlı büyüyen ülkelere ihracat yapmalıyız. AB, konfor alanından çıkıp uzak bölgelere orta sınıfın çok daha yoğun olacak bölgelere pusulamızı koyalım. Goldman Sachs’ın araştırmasına göre 2075’te dünyanın en büyük 3 ekonomisi Çin, Hindistan, ABD. 160-170 trilyon dolar ilk üç ekonomiden oluşacak. Hindistan da sağlam geliyor. Almanya 9. sırada. İlk 10’da başka Avrupa ülkesi yok. Mısır 7., Brezilya 8. sırada. İhracatımızın pusulasını değiştirmeliyiz” dedi.
İSO Meclis Üyesi, İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Özkan, ihracatçının yurt dışı pazarlarda fiyat rekabetini kaybettiğini belirtti.
“Biz pahalıyız. Pahalılıktan başka hiçbir problemiz yok” ifadelerini kullanan Özkan, “Ar-Ge inovasyon konularına katılıyorum ama bizim ipek kirpik takmak, ruj sürmekten önce böbreklerimizdeki taşın, kanserin alınmasına ihtiyacımız var” dedi. “Kimseden bir şey görmedik ki. Devletten de bir şey görmedik” ifadelerini kullanan Özkan, “Sanayi Bakanlığı’nda da söyledim; mezarımızdan taş çalmayın, şefaatinizden vazgeçtim. Biz bir şey istemiyoruz. Bizim fiyat problemimiz çözülse dünyanın her yerine mobilya satarız. Dünyada mobilyada 6. sıraya yerleşmişken, bugün 10, 11inci sıralara geriledik. Pahalıyız. Markette, restoranda her şeyde pahalıyız” dedi.
Türkiye Makine Federasyonu İstişare Konseyi Başkanı Adnan Dalgakıran da sanayicinin durumuna ilişkin, “Kalp hastası, damar tıkanmış, kalp krizi geçirecek hastanın başındayız. O hastalıkla ilgili bir şeyler diyeceğimize sağlıklı yaşaması için neler yapması gerektiğini konuluyoruz. Biz ağır hasta vaziyetteyiz. Bu gerçeği kabul edip, onun üzerine konuşmalıyız. Türkiye’nin bu toprakların değer üretme kapasitesi kişi başı 20 bin dolar milli gelire denk geliyor. 18-20 bin dolar kişi başı milli gelir seviyesi bizim için gerçekçi bir yer mi? 4-5 senede 20 bin dolara gelmek için ne yaptık” diye sordu.
İSO Meclis Üyesi Abdurrahman Uzun da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde sanayiciler için açıkladığı destek paketine değindi. Uzun, “Eminim bunun kullanılması, sahaya inmesi en az iki ay sürecek. Bugün, yarın bile geç olacak durumda olan bir sürü insan var” diyerek TİM Başkanı’na “Siz kurumların başındaki başkanlarımız, bu anlamda güçlü bir çıkış yaptığınızda bir araya gelmenizi engelleyen bir şey var mı” sorusunu yöneltti.