İçeriğe geç
HABERGündem

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Cumhuriyet'imizin ikinci asrımızın hemen başında yeni bir kapı önümüzde açılıyor

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhuriyet'in ikinci asrının hemen başında yeni bir kapının açıldığını belirterek, "Artık bu milletin evlatlarını etnik aidiyetleri üzerinden birbirine düşman etmeye kimsenin gücü yetmeyecek...

WhatsApp
Aa
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Cumhuriyet'imizin ikinci asrımızın hemen başında yeni bir kapı önümüzde açılıyor Gündem

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhuriyet'in ikinci asrının hemen başında yeni bir kapının açıldığını belirterek, "Artık bu milletin evlatlarını etnik aidiyetleri üzerinden birbirine düşman etmeye kimsenin gücü yetmeyecektir." dedi.

Kurtulmuş, Büyük Zafer'in 104. yıl dönümü kapsamında gerçekleştirilen Zafer Haftası kutlamaları dolayısıyla bulunduğu Afyonkarahisar'da, Şuhut Belediyesi Şehir Stadyumu'nda düzenlenen etkinliğe katıldı.

Kurtulmuş, buradaki konuşmasında, Türkiye’nin tarihinin fevkalade büyük kahramanlıklarla, zengin destanlarla dolu olduğunu söyledi.

30 Ağustos Haftası’nın, tam manasıyla bir zaferler haftası olduğunu dile getiren Kurtulmuş, 26 Ağustos’un aynı zamanda Malazgirt Zaferi’nin yıl dönümü olduğunu anımsattı.

Kurtulmuş, 1071’de Malazgirt'in kapılarından Anadolu topraklarına giren Sultan Alparslan komutasındaki orduların, Anadolu'yu kıyamete kadar Türk milletinin yurdu kıldığını ifade etti.

O günkü zor şartlar içerisinde, 25 Ağustos 1922'de, Şuhut'tan başlatılan yürüyüşle birlikte 26 Ağustos'ta Büyük Taarruz'un başlatıldığını ve 9 Eylül'de düşmanın denize döküldüğünü anlatan Kurtulmuş, "Malazgirt Anadolu’ya giriş kapısı ise Afyon da Anadolu’dan emperyalistlerin kovulduğu çıkış kapısıdır, onların dışarıya gönderildiği kapıdır. Ne Malazgirt kolaylıkla kazanılmış bir zaferdir ne 30 Ağustos kolayca kazanılmış bir zaferdir." diye konuştu.

Tarihin, dersler çıkarmak ve geleceğe daha güçlü hazırlanmak için manevi bir güç olduğunu belirten Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"30 Ağustos’a gelen şartlar içerisinde, 26 Ağustos ve daha öncesinde Sakarya Meydan Muharebesi ile başlayan süreç, aslında tam manasıyla bir yokluklar dönemiydi. Elde yok, avuçta yok. Bırakın topu tüfeği, bırakın kurşunu silahı, elinde doğru dürüst kazması küreği bile olmayan bir millet ‘Ya Allah’ diyerek ayağa kalktı ve Anadolu’yu işgalden kurtararak bu yurdumuzu ilelebet devlet-i ebed müddetin vatanı olması kararını bir kere daha tescilledi. Allah hepsinden razı olsun. O zor mücadelede emeği geçen herkesi rahmetle, şükranla anıyoruz. Başta Şuhut’taki evde son müzakerelerini yapan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bu büyük mücadeleyi veren ordunun kahraman her bir ferdine gerçekten rahmetle, minnetle, şükranla hislerimizi ifade ediyoruz."

Bu büyük zaferin vatan gibi bir miras olarak kaldığını vurgulayan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şöyle sormak lazım soruyu. Allah aşkına Yunan’ın ne işi vardı buralarda? Allah aşkına İngiliz’in ne işi vardı İstanbul’da? Fransız’ın ne işi vardı Antep'te, Hatay'da? İtalyan'ın ne işi vardı Anadolu topraklarında? Emperyalistler o zaman gözüne 'hasta adam' olarak kestirdikleri Osmanlı'yı tamamıyla yok etmek ve Türkleri bu topraklardan tamamen kazıyıp atmak için Akif’in tabiriyle, 'Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela / Hani tauna da züldür bu rezil istila' dedikleri istilayı yaparak Anadolu'dan bizi atmaya çalıştılar. Çok şükür, 104 sene evvel başlatılan bu mücadelenin sonunda, gelenler çıkış kapısından kaçıp giderek geldikleri gibi gittiler. Biz buradayız ve kıyamete kadar burada olmaya, daha güçlü bir şekilde olmaya devam edeceğiz."

Kurtulmuş, dün dünyanın en büyük devletlerinden birisi olan Osmanlı Devleti’ni paramparça edenlerin, etnik, mezhebi ve dini farklılıklar üzerinden çok kısa bir süre içerisinde darmadağınık edenlerin Anadolu’yu fitnenin üzerine kurdukları siyasetle işgal edebildiğini anlattı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, 6 asır birlikte yaşayan bütün unsurların dağıtılarak etnik fitneyle birbirinden uzaklaştırıldığını anlatarak, şöyle devam etti:

"Bir asır evvel etnik fitneyle ‘Sen Türk'sün, sen Kürt'sün, sen Bulgar'sın, sen Arnavut'sun, sen Acem'sin’ diyerek böldükleri bu coğrafyada oynadıkları oyunlar yetmediği gibi bir aparat haline getirdikleri terör örgütleri vasıtasıyla da neredeyse Cumhuriyet'imizin birinci asrının yarısını çaldılar. Türkiye maalesef ikinci asrına girdiğimiz Cumhuriyet'in ilk asrının yaklaşık 50 yılı terör belasıyla uğraşmak zorunda kaldı. Aranızda gazilerimizi görüyorum ve memleketin her yerine gittiğimizde, şehit cenazelerine katıldığımızda o acılara hayatı boyunca şahit olmuş birisi olarak ifade ediyorum. O mücadelede şehit olanların hiçbirisinin ailesinden biz bir isyan sözü duymadık. Herkes ‘Vatan sağ olsun, millet sağ olsun.’ dedi, dua etti. Şimdi Cumhuriyet'imizin ikinci asrımızın hemen başında yeni bir kapı önümüzde açılıyor. Artık bu milletin evlatlarını etnik aidiyetleri üzerinden birbirine düşman etmeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Artık bu memleketin evlatlarını mezhep ve meşrep farklılıkları yüzünden birbirinden ayırt etmeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Nasıl ilk asrımızın 50 yılı teröre heba edilmiş, binlerce canımız şehit olmuş, binlerce insanımız ölmüş, 2,3 trilyon dolar büyük bir kayba uğramışsak artık önümüzde yeni bir kapı açılmış, yeni bir yolun başlangıcındayız. Bu yol kardeşlik yoludur. Bu yol birlik ve beraberlik yoludur. Bu yol aynen 104 sene evvel burada Kocatepe’de bütün etnik unsurlarıyla birlikte 'Ya Allah' diyerek ay yıldızlı hilalin altında buluştuğu gibi atalarımızın, bu yol bizim de 86 milyon olarak buluşup yürüyeceğimiz bir yoldur. Bu yolda ayrılık gayrılık yok. Bu yolda ne ayrımcılığa yer var ne ayrılıkçılığa yer var. Bu yolda insanların hepsini, yurttaşlarımızın hepsini yaratılıştan eşitliğe sahip olan hazreti insan olarak görmek var. Artık hiçbir şehit cenazesinin gelmeyeceği bir Türkiye’yi inşallah hep beraber inşa ediyoruz ve sadece kardeşlik türküleri, sadece birlik ve beraberlik türküleri söylenecektir."

Yeni yolun adının, "Türkiye’nin önlenemez yükselişi" olduğunu belirten Kurtulmuş, "Allah'ın izniyle Türkiye birlik ve beraberlik içerisinde, istikrar içerisinde, ekonomik gücüyle, etrafındaki bütün komşu halklarla birlikte çok güçlü bir coğrafyanın lideri ve inşallah küresel ölçekte de güçlü bir lider ülke olarak ikinci asrına damgasını vuracaktır. Buna yürekten inanıyorum. Ancak böyle yaptığımız takdirde şehitlerimizin kanının bereketinin karşılığını görmüş oluruz. Ancak böyle yaparsak tarih boyunca yaşadığımız bu kadar büyük zorlukların karşılığını vermiş oluruz. Sadece bir Zafer Haftası’nın vermiş olduğu haletiruhiye ile söylemiyorum, inanarak söylüyorum. Önümüzdeki asır Türkiye’nin önlenemez yükselişinin asrı olacaktır." ifadelerini kullandı.

Paylaş: X Facebook LinkedIn
Önceki Haber Psikiyatrik tanıda hekimlere veri sağlayacak akıllı sisteme "faydalı model" tescili 26.08.2026 Sonraki Haber "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında Ertan Yıldız savunma yaptı 26.08.2026

Bu habere tepki ver

0 Kızgın
0 Bayıldım
0 Hahaha
0 Beğendim
0 Muhteşem
0 Üzgün
0 İnanılmaz

/ Okuyucu Yorumları /

0 yorum

Henüz onaylanmış yorum yok.