Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuç raporunda, Türkiye'nin, ilerlemenin ne kadar hızlı gerçekleşebileceğini ortaya koyduğu ve 10 yıl içinde fen bilimleri performansını yaklaşık 70 PISA puanı yükselttiği ifade edildi.
CANLIHürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği anlık takip sistemi aracılığıyla izleniyor
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında, Ümraniye Hekimbaşı'ndaki Kocatepe Mezarlığı'nda feth-i kabir işlemi yapılıyor
Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından yayımlanan PISA 2025 Uluslararası Raporu'nda Türkiye'nin, ilerlemenin ne kadar hızlı gerçekleşebileceğini ortaya koyan bir performans sergilediği vurgulandı.
Raporda, bunun, üç yıldan fazla ek öğrenme süresine eş değer bir kazanım anlamına geldiği ifade edildi.
Türkiye’nin eğitimde sessiz devrimi: PISA 2025 ne söylüyor?
OECD tarafından uygulanan PISA 2025 araştırmasının sonuçları, Slovakya'nın başkenti Bratislava'da 8 Eylül'de Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katıldığı toplantıyla açıklandı. Türkiye, fen bilimleri, matematik ve okuma becerisi alanlarının tümünde hem puanını hem de sıralamasını yükselterek önemli bir başarıya imza attı.
Fransız Le Figaro Etudiant: Türkiye PISA tarafından incelenen her dalda Fransa'yı geçiyor
Türkiye'nin tarihi başarısına OECD tarafından yayımlanan PISA 2025 Uluslararası Raporu'nda da yer verilerek, raporun sunuş ve ön söz bölümlerinde "Türkiye" vurgusu dikkati çekti.
PISA 2025 Uluslararası Raporu'nun sunuş bölümünde, 90'dan fazla ülkeden yüz binlerce 15 yaşındaki öğrencinin, küresel PISA sınavında soruları yanıtladıkları belirtildi.
Türkiye, PISA 2025'te üst düzey ve temel altı öğrenci oranında dengeli dağılım gösteriyor
Raporda, PISA'nın öğrenci öğrenme çıktılarına ilişkin ölçümlerinin, okul sistemlerinin kalitesi ve etkililiğine dair en güvenilir ölçütlerden, dolayısıyla ekonomilerin ve toplumların uzun vadeli başarısının en güçlü göstergelerinden biri olduğu vurgulandı.
PISA'nın hedefinin her zaman nelerin mümkün olduğuna ilişkin beklentileri yükseltmek olduğu kaydedilen sunuş bölümünde, "Temel fikir oldukça basitti: Gençlerin neleri bildiğini ve neleri yapabildiğini, uluslararası düzeyde üzerinde uzlaşılmış bir ölçüt kullanarak değerlendirmek; performansın neden farklılaştığını anlamak için bu sonuçları öğrencilerden, öğretmenlerden, okullardan ve velilerden elde edilen verilerle ilişkilendirmek; ardından da karşılaştırmayı gelişimi sağlayan bir güce dönüştürmek." ifadelerine yer verildi.
Bir ülkenin başarılı olduğunda, bunun diğer ülkeler için bir referans noktası haline geldiğine dikkati çekilen raporda, politika yapıcıların, "Onlar neyi farklı yapıyor ve biz bundan ne öğrenebiliriz?" diye sormaya başladıklarına işaret edildi.