Öne Çıkan Başlıklar
- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan "Tek Kullanımlık Plastiklere İlişkin Yönetmelik Taslağı" kapsamında plastik çatal, bıçak, kaşık, tabak, pipe…
- PAGEV, çevre hedeflerini, Sıfır Atık vizyonunu ve döngüsel ekonomiyi desteklediklerini vurgulayarak, bu hedeflere bilimsel verilere dayanmayan yasaklarla değil, geri dönüşümü esas…
- PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, tek kullanımlık ürünlere ilişkin tartışmalarda ürünün hangi malzemeden üretildiğinden çok, yaşam döngüsü boyunca oluşturduğu çevresel et…
Gelişmenin Ayrıntıları
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan "Tek Kullanımlık Plastiklere İlişkin Yönetmelik Taslağı" kapsamında plastik çatal, bıçak, kaşık, tabak, pipet, içecek karıştırıcıları, tek kullanımlık gıda kaplarına, içecek bardaklarına, kapaklarına, kargo poşetlerine, köpük ambalajlar, benzeri tek kullanımlık ürünlere hatta biyobozunur plastiklere yönelik piyasaya arz kısıtlamalarının gündeme gelmesi üzerine PAGEV, düzenlemeye ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı.
PAGEV, çevre hedeflerini, Sıfır Atık vizyonunu ve döngüsel ekonomiyi desteklediklerini vurgulayarak, bu hedeflere bilimsel verilere dayanmayan yasaklarla değil, geri dönüşümü esas alan akıllı politikalarla ulaşılabileceğini belirtti.
PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, tek kullanımlık ürünlere ilişkin tartışmalarda ürünün hangi malzemeden üretildiğinden çok, yaşam döngüsü boyunca oluşturduğu çevresel etkinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Açıklamalar ve Veriler
"Plastik olmayan her ürün otomatik olarak daha çevreci değildir. Bilimsel yaşam döngüsü analizleri dikkate alınmadan getirilecek yasaklar sanayiyi zayıflatır, istihdamı tehdit eder, tüketici fiyatlarını artırır ve çevreye beklenen faydayı sağlamaz. Çevre politikalarında doğru soru 'neyi yasaklayalım' değil; 'nasıl daha az tüketelim, nasıl daha çok toplayalım ve nasıl daha fazla geri dönüştürelim' olmalıdır."
PAGEV'in değerlendirmesine göre taslak düzenleme mevcut haliyle yürürlüğe girerse, son 40 yılda oluşan yaklaşık 10 milyar dolarlık makine, kalıp, tesis ve üretim altyapısı yatırımı doğrudan risk altına girecek.
Sektör verilerine göre yalnızca tek kullanımlık plastik ürün grubunda yaklaşık 35 bin kişi doğrudan, bağlantılı sektörlerle birlikte ise 100 bin kişiye ulaşan istihdam etkilenebilecek. Bu durumun yaklaşık 400 bin kişiyi kapsayan sosyal bir etki oluşturabileceği belirtiliyor.
Ayrıca plastik ürünlerin yerine önerilen alternatiflerin önemli bölümünün daha yüksek maliyetli olduğu, özellikle kâğıt pipetlerin plastik pipetlere göre 5 ila 7 kat, bambu ve ahşap ürünlerin ise büyük ölçüde ithalata bağlı olması nedeniyle tüketici fiyatlarını artırabileceği ifade edildi.
Açıklamada, "Paket servis, hazır yemek, su, süt, yoğurt, peynir, zeytin, kahve, ayran, meyve-sebze reyonları ve hızlı tüketim ürünleri bu maliyet artışından doğrudan etkilenecektir. Bugün vatandaşın günlük hayatında sık kullandığı bu ürünlerde ambalaj maliyetinin artması, raf fiyatlarına ve hizmet bedellerine yeni bir enflasyon baskısı olarak yansıyacaktır. Enflasyonla mücadelenin en önemli gündem olduğu bir dönemde, bilimsel ve ekonomik etki analizi yapılmadan getirilecek yasaklar; vatandaşın su, kahve, yemek, peynir, süt ve paket servis maliyetlerini artıracak, dar gelirli kesimler üzerinde yeni bir yük oluşturacaktır" denildi.
Sektöre Etkisi ve Sonraki Adımlar
PAGEV tarafından kamuoyuyla paylaşılan ve uluslararası standartlara göre PAGEV'in İtalyan paydaşı Promo tarafından hazırlanan "Sofra Gereçlerinin Gıda Maddeleriyle Birlikte Kullanımına Dair Karşılaştırmalı Yaşam Döngüsü Analizi (LCA)" raporu ise tek kullanımlık ürünlere ilişkin tartışmalara bilimsel bir bakış açısı getiriyor.
Uluslararası bağımsız kuruluş tarafından doğrulanan rapora göre, aynı kullanım amacı için değerlendirildiğinde ekseriyetle kâğıt ve biyoplastik alternatiflerin karbon ayak izi, plastik ürünlerden daha yüksek olabiliyor.
Raporda bin adet tabak üzerinden yapılan hesaplamada polipropilen (PP) tabağın karbon ayak izi 56,6 kilogram CO₂ eşdeğeri olarak hesaplanırken, selüloz/kâğıt tabaklarda bu değer 97,2 kilogram CO₂, PLA tabaklarda ise 87,9 kilogram CO₂ seviyesinde gerçekleşti.
PAGEV'e göre çevre politikalarının odağında malzeme yasakları değil, geri dönüşüm altyapısının güçlendirilmesi yer almalı.
"Sorun plastiğin varlığı değil; geri dönüşmeyen ürünler, yetersiz toplama altyapısı, yanlış atık yönetimi ve israftır. Türkiye çevresel hedeflerine sanayisini durdurarak değil, sanayisini dönüştürerek ulaşabilir. Sıfır Atık; sıfır sanayi değil, sıfır israf ve tam geri dönüşüm anlayışıdır."