Öne Çıkan Başlıklar
- Türkiye'nin stratejik konumunun küresel ticarette yeni fırsatlar sunduğunu ancak bu avantajın doğru ekonomi politikalarıyla desteklenmesi gerektiğini vurgulayan MTSO Başkanı Hakan…
- Enflasyonu düşürmenin yolunun talebi baskılamak değil, üretimi ve arzı artırmak olduğunu ifade eden Çakır, yüksek faiz ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntıların özellikle üretic…
- Döviz kurundaki artışın enflasyonun gerisinde kaldığını belirten Çakır, bunun ihracatçının rekabet gücünü olumsuz etkilediğini söyledi.
Gelişmenin Ayrıntıları
Türkiye'nin stratejik konumunun küresel ticarette yeni fırsatlar sunduğunu ancak bu avantajın doğru ekonomi politikalarıyla desteklenmesi gerektiğini vurgulayan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, Merkez Bankası'nın uyguladığı ekonomi politikalarını eleştirerek, enflasyonla mücadelede üretimin desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Enflasyonu düşürmenin yolunun talebi baskılamak değil, üretimi ve arzı artırmak olduğunu ifade eden Çakır, yüksek faiz ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntıların özellikle üretici ve ihracatçı üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirtti. Firmaların 2024 yılından bu yana finansmana ulaşmakta zorlandığını ifade eden Çakır, "Üretim yapan işletmelerin yeşil dönüşümünü, dijitalleşmesini ve verimliliğini destekleyecek uzun vadeli finansman modellerine ihtiyaç var. Üreten firmaları kaybedersek yerlerine yenilerini koymak kolay olmayacaktır" dedi.
Döviz kurundaki artışın enflasyonun gerisinde kaldığını belirten Çakır, bunun ihracatçının rekabet gücünü olumsuz etkilediğini söyledi. Yüksek girdi maliyetleriyle mücadele eden ihracatçıların bir de kur baskısıyla karşı karşıya kaldığını dile getiren Çakır, üretim odaklı yeni bir ekonomi yaklaşımına ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. Küresel krizler ve bölgesel çatışmaların lojistik ağlarını yeniden şekillendirdiğini belirten Çakır, Türkiye'nin güvenli tedarik merkezi olarak öne çıktığını söyledi.
Açıklamalar ve Veriler
Savaşlar nedeniyle yeni lojistik koridorlarının oluştuğunu ifade eden Çakır, Mersin'in bu süreçte önemli avantaj elde ettiğini belirterek, tüm taşıma modlarında yaklaşık yüzde 20 oranında trafik artışı yaşandığını dile getirdi. Körfez bölgesine yönelik yük hareketlerinin farklı güzergahlara yöneldiğini belirten Çakır, bu değişimin savaş sonrasında da kalıcı etkiler bırakacağını ifade etti.
Mersin'in son yıllarda yatırım ve ihracatta önemli ivme yakaladığını belirten Çakır, Çukurova Kalkınma Ajansı desteklerinden en fazla yararlanan firmaların Mersin'den çıktığını söyledi. Kentte çocuk maması, narenciye yan ürünleri, bakliyatın katma değerli işlenmesi, yat üretimi gibi birçok alanda yeni yatırımların hayata geçtiğini belirten Çakır, yürütülen "ürün uzayı" çalışmasıyla Mersin'in rekabet avantajı sağlayacağı sektörlerin belirlendiğini kaydetti.
"Atık ithalatı çevre ve lojistik açısından yeniden değerlendirilmeli"
Türkiye'ye gelen ithal atıkların önemli bölümünün Mersin Limanı üzerinden giriş yaptığını söyleyen Çakır, mevcut sistemin hem çevresel risk oluşturduğunu hem de liman operasyonlarını olumsuz etkilediğini dile getirdi. "Her ülke kendi atığını kendi dönüştürmeli" diyen Çakır, şunları söyledi: "Atıkları tamamen almayalım demiyoruz. Ancak işlenmiş, granül hammadde olarak gelsin. Ham atıkların limanlarda tek tek kontrol edilmesi hem çevresel risk oluşturuyor hem de üreticinin hammaddesini geciktiriyor. Günlük yüzlerce atık konteynerinin kontrol edilmesi nedeniyle diğer yükler bekliyor, demuraj maliyetleri artıyor. Bunun bedelini de üretici ve tüketici ödüyor."
Atık ithalat politikasının çevreyle uyumlu şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten Çakır, karbon ayak izinin konuşulduğu bir dönemde gelişmiş ülkelerin atıklarını başka ülkelere göndermesinin sürdürülebilirlik anlayışıyla çeliştiğini aktardı.
Sektöre Etkisi ve Sonraki Adımlar
Mersin Limanı'nın yüzde 82 doluluk oranıyla çalıştığını belirten Çakır, artan yük hacmi karşısında yeni bir ana konteyner limanının zorunluluk haline geldiğini kaydetti.
Sanayi koridorlarının tamamlanmasıyla birlikte bölgedeki yük hareketinin mevcut kapasitenin çok üzerine çıkacağını kaydeden Çakır, Mersin'in doğal avantajları nedeniyle Doğu Akdeniz'in ana konteyner merkezi olabilecek en uygun nokta olduğunu söyledi.