Bakan Tekin "Dünyaya barışla, adaletle bilimsel bilgi üretimiyle örnek olmuş geleneğimiz varken, gittiğiniz ülkelerde hayranlık içerisinde olmanızı istemiyoruz. Çünkü sizi yurt dışına aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti elçisi olarak gönderiyoruz" dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı Yükseköğretim ve Yurt Dışı Eğitim Genel Müdürlüğünce Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Yerleşkesi'nde düzenlenen 1416 Bursları Uyum ve Vizyon Programı'na katılan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye'de yurt dışı tecrübesiyle ilgili sürecin uzun bir geçmişe dayandığını söyledi.
Yurt dışına gidenlerin Türkiye'nin akademik anlamda daha rekabetçi ve güçlü hale gelmesi için yapabilecek şeyleri çalışıp, ona göre hazırlık yapılması gerektiğini belirten Tekin, 1416 burslarının bu gelenekle başladığını ifade etti.
Tekin, uzun bir süre boyunca yurt dışına öğrenci gönderildiğini aktararak, içlerinde başbakanlar, gazeteciler, milletvekilleri, bakanlar, sanatçılar olmak üzere toplumun her kesiminden değerli insanların Milli Eğitim Bakanlığının bursuyla Türkiye'yi yurt dışında temsil ettiğini kaydetti.
Yurt dışında eğitim alan bursiyerlerin döndükten sonra da Türkiye'de güzel hizmetler yaptıklarını dile getiren Tekin, "2013'te Milli Eğitim Bakanlığına müsteşar olarak başladığımda benim üzerinde en çok durduğum konulardan bir tanesi bu konuydu. Bunun uygulanmasıyla ilgili sorunlar vardı. Bilhassa o dönemin koşullarında devlet üzerine çökmeye çalışan vesayetçi yapılar bu bursları kendi uhdelerine alıp, kendi siyasal ve ekonomik çıkarlarına hizmet edecek bir mekanizma haline dönüştürmüşlerdi. 2013'ten itibaren bu süreci düzeltecek bir dizi adımı atmak için o zaman Sayın Cumhurbaşkanımız Başbakandı, kendisine kapsamlı bir projeksiyon sundum." diye konuştu.
Türkiye'nin etrafındaki ülkelerle iyi ilişkiler geliştirebilmesi için öncelikle bu ülkelerin ekonomik, sosyolojik ve siyasi yapılarını başkasının gözüyle değil, kendi gözleriyle gören kişilere ihtiyaç duyduğunu belirten Tekin, 1416 burslarını yeniden vesayetçi bir yapının elinden kurtardıklarını, kurumsal, teknik altyapısını ve özlük haklarını revize ettiklerini anlattı.
Tekin, daha önce üniversite adına yurt dışına giden bursiyerlerin döndükten sonra rektörünün kabul etmemesi durumunda üniversitede devam edemediğini, bu nedenle memur olarak Milli Eğitim Bakanlığında çalışmak zorunda kaldıklarını anlatarak, şöyle devam etti:
"Düşünün, 7-8 yıl boyunca ciddi bir kaynak aktarmışsınız, yurt dışında iyi üniversitelerde lisansüstü eğitimini tamamlamış dönmüş. Dönünce üniversite rektörü 'Ben istemiyorum seni' dediği için memur olarak çalışmak zorunda. Dolayısıyla bunu da çözmek gerekiyordu. Onu da yine ilgili yasaya bir hüküm koyarak bu şekilde dönenlerin kadro ve özlük haklarını düzenleyen adımlar attık. Diyeceksiniz ki 'Bu kadar çok mevzuyu nereden bilerek yazdınız?' Ben de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdikten sonra Milli Eğitim Bakanlığının 1416 bursunu kazandım ama o zamanki hükümet imam hatip mezunu olmam gerekçesiyle bizim burstan faydalanmamızı istemedi, izin vermedi ve biz 1416 bursundan faydalanamadık. Yargıya taşıdık. Yargıda mahkeme önce lehimize sonuçlandı ama yargı kararı uygulanıncaya kadar üst mahkemeden karar bozuldu tekrar. Dolayısıyla bu konuyu düzenlemek benim için bir ukdeydi."
Bursiyerler için Uyum ve Vizyon Programı kapsamında oryantasyon eğitimi verdiklerini anlatan Tekin, şöyle konuştu:
"Çünkü sizi yurt dışına sadece akademik eğitimlerinizi başarılı bir şekilde yapasınız diye göndermiyoruz. Biz sizi yurt dışına aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti elçisi olarak gönderiyoruz. Gittiğiniz her ortamda, bulunduğunuz her ortamda bizim milli birliğimiz, beraberliğimiz, ülkemizin geleceği için örnek bir kişilik olmanızı istiyoruz. Dolayısıyla devletimizin öncelikleri, hassasiyetleri konusunda bilgi sahibi olmanız, buna yönelik hazırlık yapabilmeniz açısından biz bu oryantasyon programlarını da başlatmıştık.