Öne Çıkan Başlıklar
- Genel Kurulda, Türkiye ile Suudi Arabistan Krallığı Arasında Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kan…
- Kanun teklifinin maddeleri üzerinde söz alan Yeni Yol Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, Türkiye'ye yabancı yatırımcıların gelmesini ve güneş enerjisi santrali yatırım…
- Çalışkan, "Şu anda görüşmekte olduğumuz kanunda o kadar çok belirsizlik var ki buna bir insan nasıl 'evet' der, imza atar anlamak mümkün değil.
Gelişmenin Ayrıntıları
Genel Kurulda, Türkiye ile Suudi Arabistan Krallığı Arasında Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi görüşüldü.
Kanun teklifinin maddeleri üzerinde söz alan Yeni Yol Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, Türkiye'ye yabancı yatırımcıların gelmesini ve güneş enerjisi santrali yatırımlarının artmasını istediklerini ancak belirli kişilere imtiyaz tanınmasına karşı olduklarını söyledi.
Çalışkan, "Şu anda görüşmekte olduğumuz kanunda o kadar çok belirsizlik var ki buna bir insan nasıl 'evet' der, imza atar anlamak mümkün değil. Eğer siz bu yabancı şirkete tanıdığınız imtiyazları yerli şirketlere tanısanız çok daha fazlası yapılabilir. Yer tahsisi, varsa kamulaştırma, belge, ruhsat, muvafakat devlete ait. Mera alanı vasfının giderilmesi, ormandan izin alınması hepsi üzerimize kalmış. Kamu zararı ne kadar, getirisi götürüsü nedir anlaşılmıyor." ifadelerini kullandı.
Açıklamalar ve Veriler
Çalışkan, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenlenecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi nedeniyle TBMM Genel Kurulu'nun toplanmamasına yönelik karar alınmasını da eleştirdi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Suudi Arabistan ile yapılacak uluslararası anlaşmaya tepki göstererek, "Bu anlaşma çok açık bir kapitülasyondur." sözlerini sarf etti.
Anlaşma kapsamında Suudi Arabistan'ın, Sivas ve Karaman'da güneş enerjisi santralleri kuracağını ifade eden Çömez, "İlerleyen dönemde 5 bin megavata ulaşacak güneş ve rüzgar enerji projeleri de geliştirilecekmiş Suudiler tarafından. Alım garantisi var. Ya al ya öde. Mecbur alacaksınız 30 sene. Fiyatlar belli. Avro üzerinden belirlenmiş fiyatlar var, mecbur alacaksınız, başka şansınız yok. Bu proje Türkiye'de. Niye avro bazında pazarlık ve 30 yıl sözleşme yapıyorsunuz? İhtiyacınız mı var?" diye konuştu.
Çömez, İYİ Parti olarak bu düzenlemeye 'ret' oyu vereceklerini söyledi.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç, Türkiye ile Suudi Arabistan Krallığı Arasında Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi'nin sıradan bir protokol olmadığını söyledi.
Sektöre Etkisi ve Sonraki Adımlar
Anlaşmanın, alelade bir yatırım düzenlemesi, teknik detaylarla örülmüş bir enerji ve finansman protokolü olmadığını herkesin idrak etmesi gerektiğini belirten Karakoç, "Bu anlaşma küresel enerji düzeninin ve uluslararası siyasi sistemin şiddetli depremlerle aylarca sarsıldığı, tedarik zincirlerinin kırılganlaştığı, başta Hürmüz Boğazı olmak üzere lojistik koridorların akıbetinin puslandığı, Körfez'den Doğu Akdeniz'e, Karadeniz'den Kızıldeniz'e kadar bütün geçiş hatlarının bombalar, diplomatik masalar ve siyasi gerilimlerle jeopolitik baskı altına alındığı dönemde Türkiye'nin geleceğe dönük hamlelerinden biridir." değerlendirmesinde bulundu.
Enerjinin, egemenliğin, bağımsızlığın, milli güvenliğin ve iktisadi kalkınmanın en temel başlıklarından biri olduğunun altını çizen Karakoç, bugün enerji kaynaklarına erişenlerin, enerji yollarını yönetenlerin, üretim kabiliyetini yerli ve yenilenebilir kaynaklarla tahkim edenlerin, yarının dünyasında söz sahibi olacaklarını kaydetti.
DEM Parti Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp, kanun teklifini eleştirerek, "İlk bakışta bu teklif yenilenebilir enerjiye geçiş, enerji dönüşümü ve iklim kriziyle mücadele gibi olumlu kavramlarla sunulmaktadır. Ancak anlaşmanın ayrıntılarına bakıldığında karşımıza çıkan tablo, yalnızca bir enerji dönüşümü değil kamu kaynaklarının uzun vadeli olarak belirli şirketlere tahsis edildiği, risklerin kamulaştırıldığı, kazançların ise özelleştirildiği bir modeldir." ifadelerini kullandı.
CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan, anlaşmanın TBMM Dışişleri Komisyonu'nda görüşülmeden önce tali komisyonda görüşülmediğini belirterek, bu duruma tepki gösterdi.
Anlaşmayı ilk başta sıradan bir işbirliği metni olarak nitelendirdiklerini kaydeden Tan, "Anlaşmada, yabancı yatırımcıya sağlanması öngörülen tavizlerin fazlalığı, mezkur anlaşmanın yabancı sermayeye alan açarken yerli sermayenin önünü kestiği açık seçik ortaya serilmektedir." görüşlerini savundu.