Malezya'nın Ankara Büyükelçisi Adlan Mohd Shaffieq, Türkiye'yi büyük bir açık hava müzesine benzeterek, "Çok derin bir kültüre sahip, bu yüzden Türkiye'yi keşfetmek benim için son derece ilgi çekici." dedi.
Ankara'daki görevine yeni başlayan Shaffieq, Türkiye'deki izlenimlerini, hayatını ve iki ülke arasındaki ilişkileri AA muhabirine anlattı.
Shaffieq, Türkiye'ye büyükelçi olarak gelmekten mutluluk duyduğunu dile getirerek, "Bu benim ilk büyükelçilik görevim." dedi.
Tarayıcınız video oynatmayı desteklemiyor.
Ankara'da ailesiyle birlikte yaşadığını ve 5-11 yaş aralığında dört çocuğu olduğunu söyleyen Shaffieq, "Ankara'ya atandığımı öğrendiğimde mutlu oldum, çünkü çocuklarımın burada güzel bir çocukluk geçireceklerini biliyordum." ifadesini kullandı.
Shaffieq, Türkiye'de çok sıcak bir misafirperverlikle karşılandığını belirterek, "Malezya ve Türkiye kardeş ülkeler. Bu yüzden, buraya ilk geldiğimde içimde sıcak hisler uyandırdı." diye konuştu.
Ülkesinin kültürüyle Türk kültürünün benzerlik gösterdiğini söyleyen Shaffieq, aileler arasındaki benzerliğin aile bağlarının çok güçlü olmasından kaynaklanabileceğini belirtti.
Shaffieq, anne babaya gösterilen saygının ve kardeşler arası ilişkinin ülkesiyle benzer olduğunu dile getirerek, "Özellikle bayramlarda ve fırsat bulduğumuz her an ailece bir araya gelmekten hoşlanırız. Böylece bir araya gelip kutlamalar yapar, birlikte yemek pişirip birlikte yeriz. Sanırım buradaki Türk ailelerinde de durum aynı." dedi.
Malezya halkının, Türkiye'yi dizi ve film aracılığıyla tanıma fırsatı bulduğunu anımsatan Shaffieq, iki ülke arasındaki ilişkilerin sadece yakın geçmişe dayanmadığının altını çizdi.
Shaffieq, "Osmanlı İmparatorluğu ve Malakka Sultanlığı dönemlerine kadar uzanan bir geçmişimiz var. O dönemdeki sultanların Osmanlı sultanlarıyla iletişim kurduklarına dair tarihi kanıtlar mevcut, bu ilişki yüzyıllar öncesine dayanıyor, yeni bir durum değil." değerlendirmesinde bulundu.
Ülkesinin yemek kültürünün Türkiye'den oldukça farklı olduğunu aktaran Shaffieq, Malezya ve bölgesinde yemeklerin baharatlı olarak tercih edildiğini aktardı.
Shaffieq, Malezyalıların Türk dondurmasını sevebileceğini söyleyerek, "Dondurmanız gerçekten dünyanın en iyisi. Çocuklarım da çok seviyor, bence kültürel etkileşim söz konusu olduğunda yemek de odaklanmamız gereken alanlardan biri." diye konuştu.
Kahvaltı öğününü atlamadığını söyleyen Shaffieq, "menemeni" çok sevdiğini Türkçe bir şekilde ifade etti.
Shaffieq, yaklaşık üç aydır Türkçe öğrenmeye çalıştığını ancak bunun kolay olmadığını aktararak, Türkçe bir şekilde, "Türkçe bilmiyorum. Türkçe çok zor" dedi.
Cümle yapılarındaki farklılık nedeniyle bu dili öğrenmekte zorluk yaşadığını belirterek, görev süresi boyunca olabildiğince öğrenmeye çalışacağını söyledi.
Büyükelçi, bu zamana kadar Ankara civarında ve dışında birçok yer ziyaret etme fırsatı bulduğunu kaydederek, Kapadokya, Kastamonu ve Konya'yı beğendiğini, bu yerlerin kendine has bir karakteri olduğunu söyledi.
Ankara'da Ayaş domates festivaline, Beypazarı'nda havuç festivaline katıldığını belirten ve bunları "benzersiz" olarak nitelendiren Büyükelçi Shaffieq, şunları kaydetti: