İstanbul merkezli 13 ilde düzenlenen operasyonda, Türk vatandaşlığı için muvazaalı gayrimenkul satışları ile usulsüz işlemler yaptığı iddiasıyla gözaltına alınan 33 şüpheli tutuklandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "göçmen kaçakçılığı", "resmi belgede sahtecilik", "özel belgede sahtecilik" ve "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçlarına ilişkin bilirkişi ve MASAK raporları doğrultusunda, usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı alan yabancı uyrukluların tespitine yönelik soruşturma sürüyor.
Bu kapsamda gözaltına alınan 74 şüphelinin, sulh ceza hakimliğindeki işlemleri tamamlandı.
Hakimlik 33 şüphelinin tutuklanmasına karar verdi.
Şüphelilerden 20'si hakkında "konutu terk etmeme" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. Diğer 21 şüpheli hakkında ise diğer adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına hükmedildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar neticesinde, mülk edinme yoluyla Türk vatandaşlığı kazanan yabancı uyruklu kişilere yönelik bazı gayrimenkul satışlarının muvazaalı olduğu yönünde elde edilen bilgiler üzerine soruşturma başlatıldığı belirtilmişti.
Soruşturma kapsamında, Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğünden temin edilen kayıtlar, bilirkişi raporları, MASAK analizleri ve diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiği, Türk vatandaşlığının kazanılması için gerekli döviz girişinin gerçekte sağlanmadığı, alım satım işlemlerinin aracı şirketler veya satıcıların mali kaynakları kullanılarak muvazaalı şekilde gerçekleştirildiği aktarılan açıklamada, gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporları düzenleyerek 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'na aykırı biçimde işlem tesis edildiği kaydedilmişti.
Bu yöntemle yabancı uyruklu kişilerden haksız menfaat temin edildiğine dikkati çekilen açıklamada, soruşturmada alınan bilirkişi raporları, finansal analizler ve MASAK verileri doğrultusunda suç örgütünün hiyerarşik yapısı, para trafiği ile eylem yönteminin ortaya çıkarıldığı ve suçta kullanılan paravan şirketlerin belirlendiği vurgulanmıştı.