Öne Çıkan Başlıklar
- Geçen hafta ABD’de açıklanan Haziran ayı enflasyon verilerinin beklentiden daha ılımlı gelmesinin ardından, swap piyasalarında Fed’den bu yıl beklenen faiz artırımı miktarı gerile…
- Fed, 29 Temmuz’daki FOMC toplantısı öncesindeki sessiz dönemine girmiş durumda.
- Geçen hafta büyük ABD bankalarının bilanço sonuçları, birleşme ve satın alma faaliyetlerinden elde edilen gelirler ile işlem gelirlerindeki güçlü performansın desteğiyle beklentil…
Gelişmenin Ayrıntıları
Geçen hafta ABD’de açıklanan Haziran ayı enflasyon verilerinin beklentiden daha ılımlı gelmesinin ardından, swap piyasalarında Fed’den bu yıl beklenen faiz artırımı miktarı gerilemişti. Ancak ABD ile İran arasındaki gerginliğin artması ve Brent petrol fiyatının 20 Temmuz’da US$ 91.4 seviyesine kadar yükselmesi, enflasyon endişelerini yeniden gündeme taşıdı. Bu gelişmelerle birlikte swap piyasalarında, Fed’in yıl sonuna kadar gerçekleştirmesi beklenen toplam faiz artırımı miktarı 33 baz puana yükselirken, Eylül toplantısında faiz artırımına verilen olasılık da yaklaşık %70 seviyesine çıktı.
Fed, 29 Temmuz’daki FOMC toplantısı öncesindeki sessiz dönemine girmiş durumda. Bu hafta ABD’de veri gündemi nispeten sakin. En dikkat çekici veriler, Cuma günü yayımlanacak Temmuz ayı PMI ve Haziran ayı konut satışları olacak.
Geçen hafta büyük ABD bankalarının bilanço sonuçları, birleşme ve satın alma faaliyetlerinden elde edilen gelirler ile işlem gelirlerindeki güçlü performansın desteğiyle beklentileri aştı. ABD’de ikinci çeyrek bilanço döneminde ise gözler bu hafta Alphabet, Tesla ve Intel'in açıklayacağı sonuçlara çevrilecek. Özellikle Çarşamba günü Alphabet’in yapay zekâ yatırımlarına yönelik sermaye harcaması planlarına ilişkin vereceği mesajlar yakından takip edilecek. Yapay zekâ yatırımlarındaki güçlü artışın, bu yıl teknoloji ve yarı iletken hisselerindeki yükselişi destekleyen temel unsurlardan birisi olduğu değerlendiriliyor.
Açıklamalar ve Veriler
Kongre tarafından uzatılmaması halinde ABD Ticaret Yasası’nın 122. Bölümü (Section 122) kapsamında uygulanan %10’luk geçici küresel ithalat vergisinin ise, 24 Temmuz’da sona ermesi bekleniyor.
İngiltere’de 20 Temmuz’da Burnham başbakanlık görevini devralırken, maliye bakanlığına eski Savunma Bakanı Healey getirildi. Healey’in atanmasına piyasanın ilk tepkisi hafif olumlu oldu.
Yatırımcıların, Burnham hükümetinin sıkı mali kurallara bağlı kalacağına yönelik beklentileriyle geçen hafta Sterlin, Euro karşısında son 13 ayın en yüksek seviyesine yükselirken, Dolar karşısında da değer kazanmıştı.
Burnham dün yaptığı konuşmada, 10 yıllık bir plan açıklayacaklarını ve hem mali kurallara bağlı kalacaklarını hem de savunma alanındaki uluslararası taahhütleri yerine getireceklerini belirtti.
Hükümetin Sonbahar Bütçesi’ne ilişkin planları henüz netlik kazanmış değil. Bununla birlikte, hayat pahalılığıyla mücadele kapsamında daha kolay uygulanabilir ve bütçe üzerindeki yükü sınırlı adımlara öncelik verilmesi olası görünüyor. Enflasyonun yaz aylarında %3.5 seviyesine doğru yükselebileceğine yönelik beklentiler ise borçlanma maliyetlerinin yüksek kalabileceğine ve yeni hükümetin mali manevra alanının sınırlı olabileceğine işaret ediyor.
Sektöre Etkisi ve Sonraki Adımlar
Bu nedenle yatırımcılar, hükümetin ek borçlanmaya ihtiyaç duyup duymayacağını yakından takip edecek. Dolayısıyla yakın vadede piyasaların odağında, bütçe görünümünün ve mali kurallara bağlı kalma hedefinin ne ölçüde tahvil ihracı gerektireceği yer alacak gibi görünüyor. Bu çerçevede, söz konusu görünümün İngiliz varlıklarının performansı üzerinde belirleyici olması beklenebilir.
İngiltere’de Çarşamba günü Haziran ayı TÜFE verileri açıklanacak. Benzin fiyatlarındaki düşüşün aylık TÜFE artışını %0.1’e çekmesi bekleniyor. Hizmet enflasyonunda da gerileme bekleniyor. Ancak Temmuz’da, hanehalkı enerji faturalarındaki artışların devreye girmesiyle birlikte enflasyonun yeniden yükselmesi bekleniyor.
Perşembe günkü toplantısında ECB’nin faizini sabit tutması bekleniyor. Hatırlanabileceği gibi ECB, geçen ayki toplantısında faizini 25 baz puan artırarak %2.25’e yükseltmişti.
Orta Doğu’daki gerginlik yeniden artmasına rağmen piyasalar, söz konusu gelişmelerin ECB’nin bu hafta faiz artırımı yönünde adım atmasını gerektirecek ölçüde bir değişim yaratmadığı görüşünü koruyor. Bu nedenle piyasaların odağı Eylül toplantısına kayarken, swap piyasaları yılın geri kalanında yaklaşık 43 baz puanlık faiz artırımını fiyatlıyor. Bu doğrultuda, ECB Başkanı Lagarde’ın Perşembe günü vereceği mesajlar söz konusu beklentinin korunup korunmayacağı açısından yakından izlenecek.
Perşembe günkü TCMB PPK toplantısında politika faizinin %37.00’de sabit tutulması bekleniyor. Piyasalardaki genel beklenti, yakın vadede TCMB’nin fonlamayı faiz koridorunun üst bandından sağlamayı sürdüreceği yönünde.