"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 68. duruşmasında tutuksuz sanık iş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın savunması alındı.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada savunma yapan Aktaş, ismiyle özdeşleşen ve kamuoyunda diğer adı Beşiktaş dosyası olarak bilinen bir operasyon kapsamında tutuklandığını anımsatarak, 2025 yılı nisan ayında kendi iradesi ve herhangi bir yönlendirme ile baskı olmaksızın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için başvurduğunu söyledi.
Aziz İhsan Aktaş savunmasında, "Benim karşıma çıkan yapı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulmuş bir yapıdır. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun talimatları ve para talepleri, İBB iştiraklerinden sorumlu Başkan Danışmanı Ertan Yıldız, Başkan Danışmanı İbrahim Bülbüllü, İstanbul Milletvekili ve eski CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat ile diğer aracılar üzerinden iletilmekteydi. Belediyeden doğan mevcut alacakları ve hak ediş ödemelerini temel baskı aracı yapan, ayrıca belediyelerle mevcut iş ilişkisinin ceza ve fesih gibi yöntemlerle sona erdirilmesi tehdidini kullanan, imar ve ruhsat süreçlerinde kendilerine pay talep eden bir düzendir. Sistemin temel amaçlarından en önemlisi Ekrem İmamoğlu'nun siyasi hayatının finanse edilmesidir." dedi.
Savunmasında Aktaş, "Ekrem İmamoğlu'nun siyasi hayatını finanse edebilmek amacıyla iş insanları üzerinde baskı kurulması, yalnızca hukuka aykırı bir eylem değil, aynı zamanda temel ahlaki ve vicdani değerler bakımından da kabul edilmez bir durumdur. Hiçbir iş insanı siyasi bir faaliyetin finansmanı için baskı ve tehdit ile karşı karşıya bırakılmamalıdır. Bu sistem aracılığıyla siyaset yapmak isteyen bu kişiler halka hizmet sunmaya odaklanmak yerine iş insanlarından baskı ve zorlama ile para toplamaya çalışıyorlarsa, bunun adı siyaset değil kamu gücünün kötüye kullanılmasıdır." diye konuştu.
Bu sistemden bahseden tek kişinin kendisinin olmadığını söyleyen Aktaş, bazı sanıkların ifadelerine değindi.
Aktaş, kişilerin, tarihlerin, şirketlerin ayrı fakat yöntemin aynı olduğunu ifade ederek, savunmasında şunları söyledi:
"Yöntem nettir. Önce hak ediş veya mevcut alacak bekletilir, sonra iş insanına sistemin istediği para verilmezse ödemesini alamayacağı söylenir. Para teslimleri yeni bir iş almak için değil, yasal hak edişlerimizi alabilmek için yapılmıştır. Para doğrudan asıl karar verenlerin talimatı ile bir danışmana, şoföre, otelde veya özel ofiste teslim edilir. Böylece sistem yöneticilerinin arka planda gizli kalması hedeflenir. Paralar belediye kasasına, resmi bir bağış hesabına veya banka hesabına yatırılmamıştır. Nakit çekilmiş, aracılara teslim edilmiş, ilgililerin sistem dediği havuza aktarılmıştır. Sistem diye adlandırılan bu yapı bir soyut anlatım değildir. Sistem adındaki yapıya alacağınızın belli bir oranını vermeden yasal alacaklarınızı alamazsınız ya da belediye yetki ve sorumluluk alanlarındaki yasal haklarınıza ulaşamazsınız. Sistemi kuran ve yöneten kişilerin ortak amacı kamu gücünü kullanarak para toplamaktır. Benim ve dosyada yer alan birbirini doğrulayan diğer beyanlar birlikte değerlendirildiğinde bu yapının Ekrem İmamoğlu'nun şahsından ve belediye başkanlığı makamından bağımsız alt kademede yer alan birkaç kişinin kişisel girişimi olarak açıklanması mümkün değildir."
İddianamede yer alan eylem 22'deki para talebinin kendisine doğrudan "Ekrem İmamoğlu'nun talimatı" denilerek iletildiğini iddia eden Aktaş, "Eylem 141'de yine 'Ekrem İmamoğlu'nun talimatı' denilerek hak edişlerimizin ödenmeyeceği söylenmiştir ve en önemlisi eylem 142'de bu talepler Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı tarafından Florya'daki başkanlık konutunda yapılan toplantıda açıklanmıştır. Bu somut tekrarlar nedeniyle varılabilecek sonuç nettir. Ekrem İmamoğlu belediye başkanlık makamını sisteme para toplamak için kullanmıştır." diye konuştu.
Aktaş, 2024'te yerel seçim döneminde Özgür Karabat'ın kendisini aradığını ve İstanbul'da CHP'li belediyelerde ihale alan şirketlerin seçim için para vermesi gerektiğini, para vermeyenlerin sonraki dönemde olmayacağını ve ödemelerinin yapılmayacağını, bunların Ekrem İmamoğlu'nun talimatı olduğunu söylediğini iddia etti.
Ardından Karabat'la Esenyurt'taki bir otelde buluştuklarını belirten Aktaş, "Özgür Karabat bu görüşmede Ekrem İmamoğlu'nun talimatı olduğunu, 5 milyon lira para vermem gerektiğini belirtti. Bu ödemeyi yapmadığım takdirde bana ve yakınlarıma ait şirketlerin hak edişlerinin ödenmeyeceğini söyledi. Karabat tarafından iletilen talebi karşılamamamız halinde şirketlerin nakit akışı bozulacak, banka kredilerinin ödemeleri aksayacak ve ticari olarak zor duruma düşecektik. Bu sebeple talepleri kabul etmek zorunda kaldım." ifadelerini kullandı.
Aktaş, Karabat'ın bu paranın davanın sanıklarından olan Sırrı Küçük'e teslim edilmesini istediğini kaydederek, "Bu esnada Sırrı Küçük de oteldeydi. Karabat bana Küçük'ün telefon numarasını verdi, ödeme için Küçük ile iletişim kurmamı istedi. Bunun üzerine paranın hazırlandığı gün Ömer Güngör'e (sanık) Küçük'ün telefon numarasını vererek kendisiyle irtibatlaşmasını, Karabat'ın İkitelli'deki muhasebe ofisine uğrayarak 5 milyon lirayı Küçük'e teslim etmesini rica ettim." dedi.
İBB'ye ait iştiraklerde kardeşlerinin şirketlerinin iş yaptığını ve hak ediş ödemelerinin kasıtlı olarak geciktirildiğini ifade eden Aktaş, "Bu süreçte Ertan Yıldız, Burak Korzay üzerinden Ekrem İmamoğlu'nun talimatı olduğunu söyleyerek 970 bin dolar istediler. Bu ödeme yapılmadığı takdirde, 'Hakediş ödemelerini alamazsınız.' dediler. Burak Korzay tarafından iletilen talebi karşılamamamız halinde şirketlerin nakit akışı bozulacak, banka kredilerinin ödemeleri aksayacak ve ticari olarak zor duruma düşecektik. Bu sebeple taleplerini kabul etmek zorunda kaldık. Kilyos'taki otele 19 Ocak 2024 günü 970 bin doları, Burak Korzay'ın güvenli yer olarak belirttiği otele bıraktım." iddiasında bulundu.
Aktaş, İETT bakım onarım işlerini yapan tüm firmaların Küçükçekmece'de toplantıya davet edildiğini ve bu toplantıda Florya'daki başkanlık konutunda toplantı yapılacağının bildirildiğini söyledi.
Florya'daki başkanlık konutunda düzenlenen toplantıyla ilgili Aktaş, "Toplantıda İbrahim Bülbüllü tarafından firmalara İBB yönetiminin, isteklerini kabul etmemeleri halinde sözleşmelerinin ifası sırasında zorluk çıkartılacağı ve ödemelerinin yapılmayacağını belirtti. Talepleri, sisteme sözleşme bedeli üzerinden toplam yüzde 10 olmak üzere her hak ediş ödemesi yapıldığında talep ettikleri tutarın kendilerine teslim edilmesiydi. Bülbüllü tarafından dile getirilen bu talepleri karşılamamamız halinde şirketlerimizin nakit akışı bozulacak, banka kredilerinin ödemeleri aksayacak ve ticari olarak zor duruma düşecektik. Bu sebeple talepleri kabul etmek zorunda kaldım. 2020 ve 2024 yılları arasında toplam 84 milyon 857 bin 500 lira karşılığında ödeme yaptık kendisine." ifadelerini kullandı.
Aktaş, savunmasını şu şekilde sürdürdü:
"3 eylemi anlattım. Anlattığım bütün olayların temelinde İBB'de Ekrem İmamoğlu elebaşılığında kurulan, 'sistem' olarak adlandırılan bir yapı bulunmaktadır. Bu yapı belli bir amaç doğrultusunda ve planlı bir şekilde para toplaması üzerine kurulmuş, benim ve kardeşlerimin hak ettiği meşru ödemeler yapılmayarak, kamu gücü kullanılarak üzerimizde baskı kurulmuş ve bizden maddi taleplerde bulunulmuştur. Eylem 22 ve eylem 141'de talimatların doğrudan Ekrem İmamoğlu adına iletilmesi, eylem 142'de Florya'daki başkanlık konutunun toplantı yeri olarak kullanılması, taleplerin İmamoğlu'nun danışmanı üzerinden açıklanması ve aynı yöntemin yıllar boyunca birçok iş insanına uygulanmış olması, sistemin siyasi ve idari elebaşının Ekrem İmamoğlu olduğunu göstermektedir. Talepleri ileten ve parayı teslim alan kişiler değişmiş ancak talimatın dayandırıldığı makam, kullanılan baskı yöntemi ve amaç değişmemiştir."
Aktaş'ın savunmasını tamamlamasının ardından soru-cevap bölümüne geçildi.
İmamoğlu'nun avukatının "İETT'den ne kadar alacağınız var" sorusu üzerine Aktaş, "Siz buradaki alacak konusundan ziyade bu paraların verilip verilmediği konusuyla ilgilenebilirseniz bence daha doğru bir sonuca gidebilirsiniz." diye yanıt verdi.