Şehit Bayram Ali Öztürk Platformu, 3 Eylül 2006'da İsmailağa Camisi'nde verdiği sohbet sırasında bıçaklanarak öldürülen imam ve vaiz Bayram Ali Öztürk'ün ölümüne ilişkin dosyanın yeniden ele alınmasını talep etti.
Eyüpsultan'daki Sakız Ağacı Kabristanlığı'nda Öztürk'ün mezarı başında düzenlenen anma etkinliğinde, Şehit Bayram Ali Öztürk Platformu adına açıklama yapan avukat Emrecan Çetin, Bayram Ali Öztürk'ün İsmailağa Camisi'nde hunharca katledilmesinin üzerinden 20 yıl geçtiğini söyledi.
Çetin, "Aradan geçen 20 yıla rağmen bu cinayetin yalnızca fiili faili bilinmekte, ancak cinayetin arka planı, muhtemel azmettiricileri, bağlantıları ve organizasyon boyutu halen tam anlamıyla aydınlatılmış değildir." dedi.
Bayram Ali Öztürk'ün ilmi birikimi, güçlü hitabeti, yabancı dillere hakimiyeti, geniş kütüphanesi ve özellikle gençler üzerindeki tesiriyle yalnızca bir din görevlisi değil, döneminin önemli kanaat önderlerinden birisi olduğunu dile getiren Çetin, şunları kaydetti:
"İsmailağa Cemaati içerisinde güçlü ve etkili bir konuma sahip olan Bayram Ali Hoca'nın öldürülmesi, hiçbir zaman sıradan bir adli vaka olarak görülemez. Dosya incelendiğinde yıllar içerisinde ciddi soruşturma eksikliklerinin ortaya çıktığı görülmektedir. Failin kişisel notlarının yeterince çözümlenmemesi, HTS kayıtlarının sonradan dosyaya girmesine rağmen ilgili kişilerin bu yeni teknik veriler karşısında yeniden dinlenmemesi, dosyada adı geçen bazı kişi ve bağlantıların gereği gibi araştırılmaması ve çeşitli dijital delillerin yeterince değerlendirilmemesi bunlardan yalnızca birkaçıdır."
Çetin, soruşturmayı yürüten ilk savcının ardından dosyada görev yapan savcıların FETÖ üyeliğinden görevden alındığını söyleyerek, şöyle devam etti:
"Daha da önemlisi, soruşturmayı ilk savcıdan sonra takip eden bazı savcıların FETÖ/PDY ile irtibatları nedeniyle meslekten ihraç edilmiş olmaları, bu dosyada yapılan ve yapılmayan bütün işlemlerin yeniden ve bağımsız biçimde incelenmesini zorunlu kılmaktadır. Bugün burada herhangi bir kişiyi peşinen suçlu ilan etmek için bulunmuyoruz. Talebimiz çok açık ve çok basittir. Maddi gerçek ortaya çıkarılsın. Dosya yeniden ele alınsın. Eksik kalan araştırmalar tamamlansın, azmettirilenler, yönlendirilenler ve yardım edenler hukuk önüne çıkarılsın."
Şehit Bayram Ali Öztürk Platformu’nun başlattığı imza kampanyasında 20 bin kişiden destek aldıklarını belirten Çetin, toplanan imzaların dosyanın toplum vicdanında kapanmadığını gösterdiğini dile getirdi.
Çetin, "20 yıl geçmiş olabilir. Ancak zamanın geçmesi hakikati değersizleştirmez, adalet talebini ortadan kaldırmaz. Bizler, Bayram Ali Öztürk Hoca’nın ailesinin ve sevenlerinin vekilleri olarak, yaşam hakkının gerektirdiği etkili soruşturma yükümlülüğünün yerine getirilmesini ve dosyanın zaman aşımına terk edilmeden yeniden işleme alınmasını talep ediyoruz." ifadelerini kullandı.
Avukat Recep Tayyip İçen, Öztürk'ün acılı ailesinin ve hukukçuların yıllardır bu dosyayla ilgili mücadele verdiğini dile getirerek, bu cinayetin arkasındaki karanlık odaklara hala ulaşılamadığını, faillerin adalet önünde hesap vermediğini söyledi.
Bu durumun kendilerini üzdüğünü belirten İçen, "Biz inanıyoruz ki hiçbir vicdansızlık, tarihin ve adaletin önünden kaçamaz, elbet adalet tecelli edecektir, buna inanıyoruz. Son dönemlerde Adalet Bakanlığının faili meçhul cinayetlere ilişkin yürüttüğü süreçleri takdirle ve müteşekkir olarak karşılıyoruz. Bu dosyada da benzer bir sürecin işletilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Biz devletimizden, yargı makamlarımızdan 20 yıllık bu yaranın kapanmasını ve dosyanın zaman aşımı karanlığına terk edilmemesini talep ediyoruz." diye konuştu.
Avukat Ahmet Yılmaz, "Aydınlatılan her faili meçhul, kötüye korku verdiği gibi hukuka ve adalete olan güven duygusunu daha da artıracaktır. Adalet Bakanlığımızın son dönemlerde faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasıyla alakalı çalışmalarını takdirle izliyor, takip ediyoruz. Bu konuda da gerekli hassasiyetin gösterileceğine canıgönülden inanıyoruz." ifadelerini kullandı.
Avukat Cihat Gökdemir, faili meçhul dosyalarla ilgili ciddi çalışmalar yapıldığını vurgulayarak, "Siyasi irade bu defa bu dosya ve diğer dosyalar konusunda ciddiyetle çalışıyor. Olumlu gelişmeler de var inşallah. Benim son bir ricam olacak, bu cinayet bizim mahallemizde oldu. Görgü tanığı olan, en küçük bilgi kırıntısı bizim için çok önemli. Bilen, duyan ne varsa bu konuyla ilgili avukat arkadaşlara ve Bayram Ali Öztürk Platformuna mutlaka ulaştırmalarınızı sizden istirham ediyorum." şeklinde konuştu.
HÜDA PAR İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Hasan Ece de parti olarak bu sürecin takipçisi olacaklarını kaydederek, "Bu dosyada da sorulması gereken soru şudur. Azmettirenler kimlerdir ve ihmali olanlar kimlerdir? Bunların açığa çıkması gerekir adaletin tecellisi açısından. Şehit Bayram Ali Öztürk de ilmiyle amil olan bir insandı ve toplum tarafından herkesin muhabbet beslediği bir şahsiyetti. Böyle zatların bazı odakların hedefinde olacağı şüphe götürmeyecek bir gerçektir. Dolayısıyla ailenin bu haklı talebini biz İnsan Hakları Komisyonu olarak sonuna kadar destekliyoruz." ifadelerini kullandı.
Dosyanın avukatlarından Hamza Uçan ise dosyada yer alan HTS trafiğinin o dönemde iyi bir şekilde incelenmediğini belirterek, şunları söyledi:
"21 saatlik bir hadiseden bahsetmek istiyorum. Bir cinayet işleniyor 3 bin kişinin içinde ve Bayram Hoca'mızı bıçaklayarak şehit eden şahsın dosyada yer alan telefon numarasına ilişkin HTS incelemesinde görüyoruz ki bu şahıs son telefon görüşmesini cinayetten tam 21 saat önce kardeşiyle gerçekleştirmiş. Bu bizim ilgimizi çekti ve HTS trafiğini çok daha yoğun bir şekilde incelemeye başladık. Cinayetten önceki günün 5 gün öncesini dikkate aldık ve 5 gün boyunca telefonunun yine kapalı olduğunu gördük. Tekrar derinleştirdik çalışmamızı ve özellikle salı günleri tüm gün telefonunun kapalı olduğunu gördük. Bu konuda araştırmalara başladık. Dedikodu minvalinde demiyorum ama aldığımız ciddi bir duyum bağlamında o dönem, yani 2006 yılının Eylül ayında üst düzey bir kamu görevlisinin İstanbul Emniyetine gelip katile ait dijital bir materyali aldığına dair ciddi bir duyumumuz var."