Öne Çıkan Başlıklar
- Ana sanayinin yanında makine, yay, kumaş ve teknolojisiyle 3 milyar dolarlık bir üretim hacmine ulaşan ve üretimin 2,5 milyar dolarını ihraç eden Türkiye yatak endüstrisi sek…
- Güney Afrika’nın Johanesburg şehrinde düzenlenen AFROZUM Fuarı’na katılan 32 Türk firması, Afrika kıtasından alıcılarla bir araya geldi.
- Uluslararası Yatak Endüstrisi Derneği (IBIA), BİFAŞ ve Hedef Expo organizasyonuyla hayata geçirilen AFROZUM Fuarı’nın “Güney Afrika’da düzenlenen ilk doğrudan Türk fuar girişim…
Gelişmenin Ayrıntıları
Ana sanayinin yanında makine, yay, kumaş ve teknolojisiyle 3 milyar dolarlık bir üretim hacmine ulaşan ve üretimin 2,5 milyar dolarını ihraç eden Türkiye yatak endüstrisi sektörü, Afrika pazarında atağa geçti. 150 ülkeye ihracat yapan ve 2026’da ihracatını 3 milyar dolara çıkarmayı amaçlayan sektör, yıllık yüzde 5’in üzerinde büyüyen Afrika kıtasındaki tüketim talebinin en güçlü tedarikçisi olmak istiyor.
Güney Afrika’nın Johanesburg şehrinde düzenlenen AFROZUM Fuarı’na katılan 32 Türk firması, Afrika kıtasından alıcılarla bir araya geldi. Türkler sadece 2,6 milyar dolarlık Güney Afrika pazarı değil, Sahraaltı'ndaki ‘nokta atışı’ alıcılara ulaşmayı hedefliyor.
Uluslararası Yatak Endüstrisi Derneği (IBIA), BİFAŞ ve Hedef Expo organizasyonuyla hayata geçirilen AFROZUM Fuarı’nın “Güney Afrika’da düzenlenen ilk doğrudan Türk fuar girişimi” olduğu bildirildi.
Açıklamalar ve Veriler
Ticaret Bakanlığı’nın “bireysel teşvik” kapsamına aldığı fuarın Türk katılımcıların bölgedeki prestijini artırırken, iki ülke arasındaki ticari diplomaside de yeni bir sayfa açtığını söyleyen Hedef Expo’nun sahibi Gökhan Özkaş, “AFROZUM, katılımcı Türk firmalarını sadece Güney Afrika’dan değil, tüm kıtadan gelen profesyonel satın almacılarla buluşturdu” dedi.
Fuarda ithalatçılar, büyük ölçekli mobilya üreticileri ve distribütörlerden oluşan ziyaretçilerin, Türk üreticilerle doğrudan masaya oturduğunu anlatan Özkaş, “Fuar boyunca yatak sistemlerinden üretim teknolojilerine, hammadde çözümlerinden yan sanayi bileşenlerine kadar birçok alanda somut iş birliği protokolleri imzalandı. Türk yatak yan sanayisinin Avrupa standartlarındaki kalitesi, hızlı teslimat kapasitesi ve rekabetçi fiyat avantajı, Afrikalı yatırımcılar tarafından büyük ilgiyle karşılandı” ifadelerini kullandı.
IBIA’nın sektörel gücüyle harmanlanan organizasyonun, Türk yatak endüstrisinin Afrika pazarına girişini hızlandıran önemli bir platform olduğunu söyleyen Özkaş, şunları söyledi: “Modern yatak tasarımları ve ileri üretim teknolojileri ile fuarda dikkat çeken Türk markaları, kıtadaki tüketim talebinin en güçlü tedarikçisi olma yolunda dev bir adım attı.
AFROZUM sadece bir sergi değil, 3 yıllık titiz bir ikili iş görüşmesi sürecinin meyvesidir. Burada atılan imzalar, Türkiye ile Afrika arasında kurulan sürdürülebilir ticaret köprüsünün en sağlam temel taşları. Türkiye’nin lojistik avantajı ve üretim çeşitliliğiyle damga vurduğu AFROZUM’un, önümüzdeki yıllarda kapsamını daha da genişleterek Afrika kıtasındaki en önemli Türk ticaret buluşması olması hedefleniyor.”
Güney Afrika’da başlatılan üretim seferberliği kapsamında mobilya ve yatak üretiminin de devlet tarafından desteklendiğini dile getiren Özkaş, “Bu üretimin olabilmesi için makine, sünger, kumaş, yay lazım. Üretimi destekleyen bu malzemeleri de biz Türkiye’den getirebiliriz. Endüstrinin kalbine ürün satmak ve üretim iş birlikleri için firmalarımızı Güney Afrika’ya götürdük” dedi.
Sektöre Etkisi ve Sonraki Adımlar
Küresel ticaret yollarının jeopolitik gerilimler ve lojistik krizlerle yeniden şekillendiği bir dönemde, ülkelerin ekonomik partner arayışı da değişiyor. Türkiye açısından AB halen öncelikle pazar konumunu korusa da “Uzak Ülkeler Stratejisi” kapsamında yer alan Güney Afrika, 630 milyar dolarlık ithalatı bulunan Sahraaltı Afrika’nın kapılarını açacak bir anahtar niteliği taşıyor.
16 ülkeyi kapsayan SADC (Güney Afrika Kalkınma Topluluğu) ve 5 ülkeyi kapsayan SACU (Gümrük Birliği) içinde bir “abi” görevi üstlenen Güney Afrika, Türk firmaları için gümrüksüz ve imtiyazlı ticaret fırsatı barındırıyor. Ülkede, yan sanayi başta olmak üzere çoğu sektörde yatırım için de iş birliği fırsatları var.
Türkiye’nin yatak yan sanayii ve komponent üretiminde 2021 yılında dünyada altıncı sıralarda yer alırken son yıllarda agresif bir büyüme grafiği dikkat çekiyor. Sektör, lojistik avantajı, esnek üretim kabiliyeti ve entegre tesisleşmesi sayesinde bugün dünya genelinde ikinci sıraya yükselmiş durumda. Küresel yatak endüstrisinin toplam üretim hacmi 40 milyar dolar iken pazarın dörtte birini elinde tutan Çin lider konumda. Türkiye ise Çin’in ardından küresel pazardan en büyük payı alan ve tedarik zincirinde batı dünyası için en güçlü alternatif haline gelen ikinci oyuncu olarak öne çıkıyor.
Güney Afrika, dış yatırımı çekmek için Özel Ekonomik Alanlar ve Endüstriyel Kalkınma Alanları üzerinden enerji, güvenlik ve maliyet düşürücü teşvikler sunuyor. Ancak ülkede iş yapma kültürünün Türkiye’den farklı olduğuna dikkat çeken Karcı, yatırımcıları şu riskler konusunda uyardı:
Siyahi istihdamı ve ortaklık zorunluluğu: Siyahi iş gücünün ekonomiye kazandırılması mevzuatları gereği, siyahi yönetimindeki şirketlerle ortaklık kurmak ve belirli oranlarda siyahi personel istihdam etmek yasal bir zorunluluk. Bu durum iş gücü eğitimi ve uyum maliyetlerini beraberinde getiriyor.