Doğalgaz basınç düşürme ve ölçüm istasyonlarında güvenli üretim ve işletme, üretici ile kullanıcıya ayrı sorumluluklar yüklüyor. TSE belgesinin ürün kapsamı ve onaylı üretim yeriyle ilişkisi, istasyonu imal eden firma kadar satın alan ve işleten OSB ve sanayi kuruluşları açısından da önem taşıyor.
Organize sanayi bölgeleri ve sanayi tesislerinde doğalgazın uygun basınçta kullanılmasını sağlayan istasyonların tasarım ve üretimi, güvenli işletmenin temel aşamalarından birini oluşturuyor. Bu alandaki ana referanslardan TS EN 12186; gaz basıncı ayarlama istasyonlarının tasarımını, malzemelerini, yapımını, deneylerini, işletmesini ve bakımını ele alıyor.
TSE ürün belgelendirmesinde üretimin gerçekleştirildiği koşullar da değerlendiriliyor. İlgili belgelendirme programı kapsamında personel, kalite kontrol, üretim yeri şartları ve muayene-deney olanakları inceleniyor. Uygunluğun sürdürülmesi ise gözetim faaliyetleriyle takip ediliyor.
Belge sahibi kadar üretim adresi de önemli
Belge şirket adına düzenlense de kullanım kapsamı, belgelendirilen ürün, marka ve kabul edilmiş üretim yeriyle bağlantılı. Bir tesiste gerçekleştirilen inceleme sonucunda alınan belge, aynı firmanın başka bir atölyesinde imal edilen istasyonları kendiliğinden kapsamıyor.
İmalatın başka bir adreste yürütülmesi halinde, yeni üretim yerinin ilgili belgelendirme işlemleriyle değerlendirilmesi ve TSE tarafından kabul edilmesi gerekiyor. Aynı şirket unvanının veya teknik çizimlerin kullanılması bu işlemlerin yerine geçmiyor. TSE’nin başvuru prosedürü, fason üreticinin veya fason üretim adresinin değişmesini de üretim yeri değişikliği kapsamında ele alıyor.
Üretici açısından teslim edilen istasyonun belge kapsamıyla uyumu ve üretim kayıtlarının doğruluğu önem taşıyor. Malzeme, kaynak, muayene ve deney kayıtlarının istasyonun seri numarasıyla ilişkilendirilebilmesi, belgelendirme ile fiilî üretim arasındaki bağın doğrulanmasını sağlıyor.
İstasyonu satın alan ve işleten kuruluşlar nelere dikkat etmeli?
OSB ve sanayi kuruluşlarının satın alma ve kabul sürecinde belge sahibini, belgenin güncel durumunu, ürün kapsamını ve onaylı üretim adresini birlikte sorgulaması öneriliyor. Teslim edilen ürünün etiketi ve seri numarasıyla imalat ve test kayıtlarının eşleşmesi de bu kontrolün parçası.
Üretim adresiyle belge kapsamı arasında uyumsuzluk öğrenildiğinde, ilgili yer için verilmiş TSE kabulünün açıklığa kavuşturulması gerekiyor. Ürünün sahaya kurulması veya müşteri tarafından teslim alınması, üretim yerinin belgelendirilmesine ilişkin eksikliği kendiliğinden gidermiyor.
İşletme aşamasında ise işverenin riskleri değerlendirme, gerekli güvenlik önlemlerini alma ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlama yükümlülükleri bulunuyor. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesinde düzenlenen bu sorumluluklar, bir tedarikçiden ürün veya dışarıdan uzmanlık hizmeti alınmasıyla ortadan kalkmıyor.
Kapsam dışı belge kullanımında yaptırımlar
TSE Belgelendirme Yönergesi’nin 37. maddesi, üretim yeri değişikliğinin 30 gün içinde bildirilmemesini belge iptali ve sözleşmenin feshi gerekçeleri arasında sayıyor. Bu bildirim süresi, başka bir üretim adresi için otomatik belge kullanım yetkisi oluşturmuyor.
Yönergenin 45. maddesine göre kapsam dışındaki ürünlerde TSE markası, belgesi veya logosu kullanıldığında resmî uyarı, haksız kullanılan markanın kaldırılması ve ilgili tarifeye göre tazminat işlemleri gündeme geliyor. Tazminatın ödenmemesi veya ihlalin tekrarlanması halinde 46. madde kapsamındaki işlemler uygulanıyor. Uygunsuzluğun niteliğine göre belge ve marka kullanım hakkının askıya alınması, belgenin iptali ve sözleşmenin feshi de mümkün olabiliyor.
Kapsam dışı imalatın belgeli üretim gibi sunulması, haksız rekabet hükümleri bakımından da değerlendirilebiliyor. Türk Ticaret Kanunu’nun 62. maddesi kapsamındaki kasıtlı fiillerde, gerekli şikâyet ve diğer kanuni şartların oluşması halinde iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülüyor. Ceza sorumluluğu somut olay üzerinden yargı mercilerince belirleniyor; yalnızca adres farklılığı otomatik olarak bu cezayı doğurmuyor.
Kullanıcı veya işveren açısından ise kendi iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin ihlali, 6331 sayılı Kanun’un 26. maddesi kapsamında idari para cezasına konu olabiliyor. Üreticinin belge ihlali kullanıcıya kendiliğinden aynı cezayı yüklemiyor; kullanıcının sorumluluğu kendi yükümlülükleri ve davranışları üzerinden ayrıca değerlendiriliyor.
İstasyon tedarikinde belgenin gerçek üretimle ilişkisinin, işletmede ise güvenlik koşullarının sürekliliğinin doğrulanması önem taşıyor. Üreticinin kapsamına uygun belge kullanımı ile kullanıcının güvenli işletme sorumluluğu, aynı güvenlik zincirinin birbirini tamamlayan halkalarını oluşturuyor.