Arpaguş, "Gençlerimize yönelik çalışmalara özel bir önem atfediyoruz. Nesillerimizi Allah Resulü'nün ahlakıyla buluşturmaya çalışıyoruz. Onların zihin ve gönül dünyalarını Kur'an ve sünnetin rehberliğinde inşa etmeyi hedefliyoruz" dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş,Haliç Kongre Merkezi'nde "Peygamberimiz ve Güzel Ahlak" temasıyla gerçekleştirilen Mevlid-i Nebi Haftası'nın açılış programına katıldı.
İnsanlık tarihinin en köklü dönüşümünün hidayetini anmak ve anlamını yeniden kavramak için bir araya geldiklerini belirten Arpaguş, 1500 yıl önce, Mekke'nin sarp kayalıklarının sadece coğrafi bir çoraklığı değil, ahlaki ve vicdani bir çölleşmeyi de temsil ettiğini söyledi.
Güçlünün zayıfı ezdiği, yetimin ve öksüzün hakkının çiğnendiği, kız çocuklarına hayat hakkının tanınmadığı, insanın kendi elleriyle yaptığı putlara taparak onurunu ayaklar altına aldığı o karanlık dönemde insanlığın adeta nefessiz kaldığını dile getiren Arpaguş, insanlığın çıkış yolu aradığı bu karanlık dönemde, ilahi rahmetin bir tecellisi olarak Hazreti Muhammed Mustafa'nın yeryüzüne teşrif ettiğini belirtti.
Onun belagatinin insanlığın vicdanen, ahlaken ve ruhen yeniden doğuşuna milat olduğunu vurgulayan Arpaguş, Hazreti Peygamber'in gelişiyle insanlığın ufkunun nurlu bir kandil gibi aydınlandığını kaydetti.
Hazreti Peygamber'in gelişiyle hayatın anlam kazandığına, insanın onur ve haysiyetinin mecrasını bulduğuna dikkati çeken Arpaguş, "Kadınlar ve çocuklar, mağdurlar ve mazlumlar, hor ve hakir görülen, haksızlığa uğrayan her bir can, onun engin şefkatiyle güven iklimine kavuştu. O ki yetimlerin hamisi, ezilenlerin sığınağı, kimsesizlerin kimsesiydi. İnsanlık adaleti, merhameti, sadakati, ahde vefayı, isarı, cömertliği ondan öğrendi. Irk, dil, renk, servet veya soy gibi farklılıkların üstünlük sebebi görüldüğü bir devirde gerçek üstünlüğün ancak ve ancak kalpteki samimiyette, takvada olduğunu dünya ondan öğrendi." ifadelerini kullandı.
"Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim." hadisişerifinin, Peygamberin gönderiliş gayesinin ve tüm hayatının en yalın özeti olduğunu aktaran Arpaguş, şöyle konuştu:
"Zira ahlak-ı hamide sahibi Efendimiz, her konuda insanlık için en mükemmel örnekti. Henüz peygamberlik gelmeden önce bile Mekke halkının ona 'Muhammedü'l-Emin' demesi, onun ne kadar yüce bir ahlaka sahip olduğunun da deliliydi. Allah Resulü, adaletli bir yönetici, dürüst bir tüccar, vefalı bir dost, sadık bir eş, şefkatli bir baba ve en önemlisi de güvenilir bir insan nasıl olur, bizzat yaşayarak bizlere öğretti. Bu sebeple onun alemi teşrifleri Cenabıhakk'ın insanlığa en büyük lütuf ve ikramı oldu."
Bugün dünyada yeniden bir cahiliye döneminin yaşandığını belirten Arpaguş, şöyle devam etti:
"İnsanlık, savaşlar, işgaller ve katliamlar kıskacında zor bir dönemden geçmekte. Zulüm ve merhametsizlik yeryüzünü kasıp kavurmakta. İnsanlık tıpkı 15 asır önce olduğu gibi bugün de Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin rehberliğine muhtaç. Onun adaletine, merhametine, şefkatine ve hesapsız kitapsız, çıkarsız muhabbettine muhtaç. Yaşanan sıkıntılardan dolayı elbette ümitsiz değiliz. Elbette karamsarlığa ve yeise düşecek değiliz. Çünkü onun varlığı ve gösterdiği yol bizlere her daim ümitvar olmayı öğütlüyor. Biliyoruz ki karanlık ne kadar koyu olursa olsun bir tek kandilin ışığı yeryüzünü yeniden aydınlatmaya yetecektir."