Yaşının ilerlemesi nedeniyle Çocuk Evleri Sitesi'ne eskisi kadar gidemeyen Fatma Merzuka Kiper, ördüğü atkı, bere, hırka ve yelekleri öğretmenleri vasıtasıyla ihtiyaç sahibi öğrencilere gönderiyor.
Devlet korumasındaki çocuklara adanan ömürler
Yaklaşık 40 yıl önce tanıştığı devlet korumasındaki çocuklara destek olan Fatma Merzuka Kiper, günümüzde eskisi kadar Çocuk Evleri Sitesi'ne gidemese de ördüğü atkı, bere, hırka ve yelekleri öğretmenleri vasıtasıyla Anadolu'daki ihtiyaç sahibi öğrencilere göndererek yardımlarını sürdürüyor.
İstanbul'da yaşayan Kiper'in çocuklarla tanışması, Emrullah Turanlı Yetiştirme Yurdu'nda başladı.
Aileleri tarafından terk edilmiş çocuklarla karşılaşacağı düşüncesiyle önce bir hayli çekinen Kiper, kısa sürede çocukların maddi ihtiyaçlarının devlet tarafından karşılandığını, asıl ihtiyaçlarının ise ilgi ve sevgi olduğunu fark etti.
Yurtta karşılaştığı "Ahsen" isimli kız çocuğunun kendisini seçip sürekli kucağına oturması, Kiper'in çocuklarla kurduğu bağın ilk nişanesi oldu. Annesinin adının da Ahsen olması bu bağı onun için daha anlamlı hale getirdi.
Çocukların kendisine "anne" diye hitap ettiği Kiper, yurda daha sık gitmeye çalıştı.
Tarayıcınız video oynatmayı desteklemiyor.
Kiper, zamanla çocukların hayatlarına eşlik etmeye başladı. Onları Eyüp Sultan Camisi'ne götürdü, deniz ve piknik gezileri düzenledi.
Yurttaki çocukların ihtiyaçlarını temin eden Kiper, çevresindeki esnaf ve hayırseverleri de çalışmalara dahil etti.
Yıllar içinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Çocuk Evleri Sitesi'ne eskisi kadar gidememeye başlayan Kiper, gönüllülüğünü bu kez evinden sürdürdü.
Anadolu'nun farklı kentlerinde görev yapan öğretmenlerle iletişim kuran Kiper, çocukların ihtiyaçlarını öğrendikten sonra onlar için atkı, bere, hırka ve yelek örmeye başladı. Kiper, kış şartlarının ağır olduğu bölgelerdeki öğrenciler için çizme temin edilmesine de aracılık ediyor.
Fatma Merzuka Kiper, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocuklarla ilk karşılaştığında öncelikle onların nasıl yaşadığını ve hangi ihtiyaçlarının bulunduğunu merak ettiğini belirtti.
İlk başta çekindiğini anlatan Kiper, "Onlarla ilk karşılaşmama biraz korkarak gittim. Çünkü aileleri tarafından terk edilmiş çocuklar. İlk o çocuklara gittiğim zaman 'Acaba ne yiyorlar, acaba nasıl yaşıyorlar?' diye düşünüyordum. Ama baktım ki hakikaten devletimiz çok güzel bakıyor. Çocuklar son derece mutlular. Onların sevgiye ihtiyacı var." dedi.
Kiper, Emrullah Turanlı Yetiştirme Yurdu'nda "Ahsen" isimli kız çocuğuyla yaşadığı anının kendisi için unutulmaz olduğunu dile getirerek, "Benim annemin de ismi Ahsen'di. Gelip gelip nedense beni seçti, gelip gelip kucağıma oturuyordu. Ben de onu seviyordum. Bizim orada atölyemiz vardı. Sabahat Hanım vasıtasıyla ben de oraya gittim. İkinci gidişten sonra alışıyorsunuz. Gidip orada çalışıyorduk. Daha özveriyle çalışıyorduk çünkü oradaki çocuklara bir faydamız olduğunu düşünüyorduk. Hala da öyle düşünüyorum." diye konuştu.
Çocukların sünnetinde onları Eyüp Sultan Camisi'ne götürdüklerini, yaz aylarında denize gittiklerini anlatan Kiper, çocukların kendilerine gösterilen ilgiyi hemen fark ettiğini söyledi.