İçeriğe geç
HABERGündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'nin uzay yarışında geri kalmasına asla müsaade etmedik

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'nin uzay yarışında geri kalmasına asla müsaade etmedik. Önümüze çıkan engellere ve zorluklara rağmen kısa sürede kayda değer mesafe aldık." dedi.

WhatsApp
Aa
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'nin uzay yarışında geri kalmasına asla müsaade etmedik Gündem

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'nin uzay yarışında geri kalmasına asla müsaade etmedik. Önümüze çıkan engellere ve zorluklara rağmen kısa sürede kayda değer mesafe aldık." dedi.

Koray Taşdemir, Mikail Bıyıklı, Ferhat Yasak

Fotoğraf: Muhammed Abdullah Kurtar / AA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, Akdeniz'in incisi Antalya'da böylesine kapsamlı bir organizasyonda katılımcıları misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu söyledi.

77. Uluslararası Uzay Kongresi vesilesiyle dünyanın 111 ülkesinden Türkiye'yi teşrif edenlere "hoş geldiniz" diyen Erdoğan, "Türkiye'nin ilk kez ev sahipliği yaptığı bu büyük buluşmanın ülkelerimiz, halklarımız ve insanlığın ortak geleceği açısından hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Kongrenin düzenlenmesine destek olan, bu önemli uluslararası etkinliğin icrasında emeği geçen tüm kurumlarımızı canıgönülden tebrik ediyorum. 'Dünyanın daha fazla uzaya ihtiyacı var' temasıyla tertiplenen kongre kapsamındaki etkinliklerin yeni işbirliklerine kapı aralamasını diliyorum." dedi.

Erdoğan, öncelikle bir hususa dikkati çekmek istediğini belirterek, şöyle devam etti:

“Haberleşmeden güvenliğe, ekonomiden ulaşıma, tarımdan afet yönetimine, insanlığın her alanda katettiği mesafenin temelinde bilim ve teknoloji vardır. Bilim ve teknolojideki ilerlemenin doğrudan yansıdığı en kritik alan ise şüphesiz uzaydır. Dolayısıyla bugün uzayda daha fazla yer edinmek, aslında yeryüzünde insanlığın hayatını daha güvenli, daha müreffeh ve daha sürdürülebilir hale getirmek anlamına geliyor. Kongre münasebetiyle yapılacak toplantı, görüşme, sunum ve istişarelerin bu minvalde ufkumuzu aydınlatan tartışmalara vesile olacağına inanıyor, değerli fikirleriyle kongreye katkı sunacak herkese teşekkür ediyorum.”

Türk milletinin gök bilimlerinde fevkalade zengin bir birikime tevarüs ettiğine dikkati çeken Erdoğan, ataların asırlar boyunca Türkistan coğrafyasının uçsuz bucaksız bozkırlarında güneşin ve ayın hareketlerini takip ettiklerini, kayıt altına aldıklarını, yıldızların dilini çözmeye çalıştıklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilim tarihine şöyle bir baktığımızda 6. yüzyılda yaşamış Göktürkler döneminde özellikle astronomik gözlemlerle ve takvim bilgisine ilişkin önemli izlerle karşılaşıyoruz. Esasında tek başına 'Göktürk' ifadesi dahi milletimizin gökyüzü ile kurduğu güçlü bağın mahiyetini göstermesi açısından yeterlidir." diye konuştu.

Kökleri 15 asır öncesine uzanan bu ilginin Türk milletinin İslam'la müşerref olması akabinde daha kurumsal bir hal aldığının altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bağdat'tan Şam'a, Semerkant'tan Buhara'ya, Meraga'dan Kurtuba'ya, Kahire'den İstanbul'a uzanan geniş medeniyet havzamızdaki pek çok alim gök bilimlerine eşsiz katkılar yapmıştır. İlim ve bilim insanlarımız devrin karanlığında yol ve yön arayan insanlığı aydınlatmak üzere yeni kandiller yakmıştır. Düşünürlerimiz, bilginlerimiz o dönemlerde ilmi heyet olarak adlandırılan astronomiye çok önemli eserler kazandırmıştır. Mesela ayın evrelerini hesaplayıp haritasını ilk çıkaran Ali Kuşçu'dan, 16. yüzyılda alemin merkezinin yerin merkezi olduğunu söyleyen Seydi Ali Reis'e kadar bu alanda çığır açan nice isim bu topraklarda yaşamış, yetişmiş, talebe yetiştirmiş, bugün bile hayran kaldığımız ilmi keşiflere imza atmıştır."

Erdoğan, trigonometri ilminin babası, ekliptik ile ekvator arasındaki mesafeyi ilk kez gerçeğe en yakın hesaplayan Takiyüddin'in, 16. yüzyılda İstanbul'da rasathane kurarak bu geleneği daha da ileri taşıdığını söyledi.

İsimlerini tek tek sayamayacağı binlerce bilim insanının daha sonra gökyüzünün sırlarını çözmek için büyük uğraşlar verdiğini belirten Erdoğan, 8 sene önce ebediyete uğurlanan Prof. Dr. Fuat Sezgin'in gayretleriyle kurulan İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi'nin, bu zengin mirasa ışık tutan önemli bir merkez olduğunu ifade etti.

İmkanı olan veya yolu İstanbul'a düşenlere müzeyi ziyaret etmelerini tavsiye eden Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bir taraftan sahip olduğumuz bu zengin ve köklü mirasla gurur duyarken, diğer taraftan bunu daha da zenginleştirmeye gayret ediyoruz. Türkiye'yi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimiz günden itibaren her alanda geçmişle gelecek arasında güçlü köprüler kurmaya çalıştık. Tarihten ilham alarak bugüne ve yarına nasıl yön verebileceğimizi, nasıl mührümüzü vurabileceğimizi, geleceğin dünyasında hak ettiğimiz yeri nasıl alabileceğimizi planlamanın çabasında olduk. Hedeflerimizi belirledik, kurumlarımızı güçlendirdik, insan kaynağımıza yatırım yaptık, sanayimizi harekete geçirdik, üniversitelerimizi ve araştırma altyapımızı destekledik. Türkiye'nin uzay yarışında geri kalmasına asla müsaade etmedik. Önümüze çıkan engellere ve zorluklara rağmen hamdolsun kısa sürede kayda değer mesafe aldık.”

Bir şeyi memnuniyetle ifade etmek istediğini dile getiren Erdoğan, bugün Türkiye'nin, kendi uydusunu tasarlayan, geliştiren, üreten, test eden ve uzayda işleten nadir ülkelerden biri olduğunu vurguladı.

Erdoğan, İMECE ile yüksek çözünürlüklü yer gözlem alanında önemli bir kabiliyet kazandıklarını kaydederek, "GÖKTÜRK uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif kapasitesini artırdık. TÜRKSAT 5A ve TÜRKSAT 5B'yi başarıyla uzaya gönderdik. 2024 yılında ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A'yı uzaya fırlattık ve hizmete aldık. TÜRKSAT 6A, Türkiye'nin mühendislik kabiliyetini, sanayi altyapısını, insan kaynağını ve uzay teknolojilerindeki öz güvenini de teyit etmiştir." ifadelerini kullandı.

Tarayıcınız video oynatmayı desteklemiyor.

"Burada şunun da altını çiziyorum. Bizim için uzay sadece uydulardan ibaret değildir." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Uzay araştırmaları ve insanlı uzay faaliyetleri de Milli Uzay Programı'mızın önemli unsurları arasında yer alıyor. 2024 yılında Alper Gezeravcı'yı Uluslararası Uzay İstasyonu'na göndererek Cumhuriyet'imizin ilk insanlı uzay misyonunu gerçekleştirdik. Ardından Tuva Cihangir Atasever'in yörünge altı araştırma uçuşuyla mikro yer çekimi araştırmalarında yeni bir tecrübe kazandık. Bunlar ülkemiz için son derece anlamlı ama yeterli olmayan adımlardı. Biz daha büyük hedeflerin peşinden koşuyoruz. Elde ettiğimiz bu tecrübeyi çok daha yukarılara taşımanın gayreti içindeyiz. İnşallah Türkiye, insanlı uzay çalışmalarında daha nice görevi başarıyla gerçekleştirecek, nice bilim insanını, mühendisini ve astronotunu uzaya gönderecektir.”

Erdoğan, 2021 yılında açıklanan Milli Uzay Programı'nın en heyecan verici hedeflerinden birinin de Ay olduğunu aktardı.

Bundan 5 yıl önce programı açıklarken Ay'a gitme hedefi koyduklarını, bunu da milletle paylaştıklarını anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:

Paylaş: X Facebook LinkedIn
Önceki Haber Yasin Kol'un hesap hareketlerinde diğer hakemlerle para transferi tespiti 05.10.2026 Sonraki Haber 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu ikinci gününde oturumlarla sürüyor 05.10.2026

Bu habere tepki ver

0 Kızgın
0 Bayıldım
0 Hahaha
0 Beğendim
0 Muhteşem
0 Üzgün
0 İnanılmaz

/ Okuyucu Yorumları /

0 yorum

Henüz onaylanmış yorum yok.