Öne Çıkan Başlıklar
- Altının ons fiyatı, hafta sonu tırmanan ABD-İran geriliminin petrol ve enflasyon beklentilerini güçlendirmesiyle yüzde 1,07 düşerek 4 bin 64 dolara indi.
- Altının ons fiyatı, haftanın ilk işlemlerinde 4 bin 100 doların altına geriledi.
- Yurt içi piyasada gram altın yüzde 1,29 değer kaybederek 6 bin 135,63 TL’ye indi.
Gelişmenin Ayrıntıları
Altının ons fiyatı, hafta sonu tırmanan ABD-İran geriliminin petrol ve enflasyon beklentilerini güçlendirmesiyle yüzde 1,07 düşerek 4 bin 64 dolara indi. Piyasalar salı günkü ABD TÜFE verisi ile Fed Başkanı Kevin Warsh’ın mesajlarına odaklandı.
Altının ons fiyatı, haftanın ilk işlemlerinde 4 bin 100 doların altına geriledi. Türkiye saatiyle 04.00 itibarıyla altın yüzde 1,19 kayıpla 4 bin 72,06 dolardan işlem gördü. ABD altın vadeli işlemleri de yüzde 0,81 düşerek 4 bin 80,22 dolara indi. Altın geçen haftayı yüzde 1,3 kayıpla tamamlamıştı.
Yurt içi piyasada gram altın yüzde 1,29 değer kaybederek 6 bin 135,63 TL’ye indi. Çeyrek altın ise yüzde 1,36 düşüşle 9 bin 911,78 TL seviyesinde işlem gördü.
Açıklamalar ve Veriler
ABD ile İran arasındaki çatışmalar hafta sonu yeniden yoğunlaştı. ABD, Hürmüz Boğazı’nda Kıbrıs bayraklı bir yük gemisine düzenlenen saldırının ardından pazar günü İran’daki hedeflere yönelik yeni operasyonlar gerçekleştirdi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, saldırıların İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen sivil gemileri hedef alma kapasitesini sınırlamayı amaçladığını bildirdi.
İran yönetimi stratejik deniz yolunun ikinci bir duyuruya kadar kapalı kalacağını savunurken ABD’li yetkililer bu açıklamaya itiraz etti. Karşılıklı açıklamalar, ateşkes görüşmelerine ilişkin belirsizliğin sürdüğünü gösterdi.
Hafta sonundaki gerilimin ardından petrol fiyatları yaklaşık yüzde 3 yükseldi. Küresel petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda sevkiyatın aksayabileceği endişesi enerji piyasasındaki risk primini artırdı.
Petrol fiyatlarındaki kalıcı yükseliş ihtimali, ABD’de yeni bir enflasyon dalgası yaşanabileceği kaygısını güçlendirdi. Yüksek enflasyonun Fed’i faizleri daha uzun süre yüksek tutmaya yöneltebileceği beklentisi, faiz getirisi bulunmayan altın üzerinde baskı oluşturdu.
Sektöre Etkisi ve Sonraki Adımlar
Jeopolitik belirsizlik normal şartlarda güvenli liman talebini destekliyor. Ancak mevcut fiyatlamada yükselen petrol, tahvil getirileri ve doların güçlenmesi altına yönelik talebin önüne geçti.
Fed’in haziran toplantısına ait tutanaklarda bazı üyelerin faiz artırımı için gerekçe bulunduğunu değerlendirdiği görülmüştü. Yetkililer, iş gücü piyasasına ilişkin kaygılar azalırken enflasyon risklerine daha fazla ağırlık verdi. Fed’in bir sonraki faiz toplantısı 28-29 Temmuz’da yapılacak.
Piyasaların ilk önemli gündem maddesini 14 Temmuz Salı günü açıklanacak ABD haziran ayı tüketici enflasyonu oluşturacak. Veri Türkiye saatiyle 15.30’da yayımlanacak.
Piyasa beklentileri manşet tüketici fiyatlarının haziranda aylık yüzde 0,1 gerileyeceğine işaret ediyor. Gıda ve enerji fiyatlarını dışarıda bırakan çekirdek enflasyonun ise aylık yüzde 0,3 artması bekleniyor.
Beklentilerin üzerinde gelecek bir veri, Fed’in yıl bitmeden yeniden faiz artırabileceği yönündeki fiyatlamaları güçlendirebilir. Böyle bir görünüm dolar ve ABD tahvil getirilerini desteklerken altın üzerindeki baskının sürmesine neden olabilir. Daha düşük bir enflasyon verisi ise son kayıpların ardından fiyatın dengelenmesini sağlayabilir.