İçeriğe geç
HABEREkonomi

Bakan Şimşek: İklim eylemi yalnızca çevreyi korumakla ilgili değil, büyümeyi, istikrarı ve refahı korumakla ilgili

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, iklim değişikliğinin bugün halihazırda küresel bir ekonomik risk olduğunu belirterek, "İklim eylemi yalnızca çevreyi kor…

WhatsApp
Aa

Öne Çıkan Başlıklar

  • Şimşek, Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında düzenlenen Net Sıfır Emisyon Zirvesi'nde (Net Zero Delivery Summit) konuştu.
  • Son 10 yılda iklim değişikliğiyle mücadele kapsamındaki tartışmaların hedefler ve taahhütler üzerine yoğunlaştığını ancak artık bu hedefleri uygulamanın zamanının geldiğini söyley…
  • Şimşek, asıl sorunun ise bu hedef ve planların gerekli hız ve ölçekte hayata geçirilip geçirilemeyeceği olduğunu belirterek, "İklim eyleminin ekonomik gerekçesi son derece açık.

Gelişmenin Ayrıntıları

Şimşek, Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında düzenlenen Net Sıfır Emisyon Zirvesi'nde (Net Zero Delivery Summit) konuştu.

Son 10 yılda iklim değişikliğiyle mücadele kapsamındaki tartışmaların hedefler ve taahhütler üzerine yoğunlaştığını ancak artık bu hedefleri uygulamanın zamanının geldiğini söyleyen Şimşek, çoğu ülkenin halihazırda iddialı hedefleri bulunduğunu dile getirdi.

Şimşek, asıl sorunun ise bu hedef ve planların gerekli hız ve ölçekte hayata geçirilip geçirilemeyeceği olduğunu belirterek, "İklim eyleminin ekonomik gerekçesi son derece açık. Eğer iklim değişikliğiyle mücadelede başarısız olursak, bunun maliyeti son derece yüksek olacak. Çalışmaların büyük bölümü, harekete geçmemenin maliyetinin, iklim felaketini önlemenin maliyetinden katbekat fazla olduğunu gösteriyor. İklim eylemi yalnızca çevreyi korumakla ilgili değil, büyümeyi, istikrarı ve refahı korumakla ilgili." diye konuştu.

Açıklamalar ve Veriler

Bu noktada finansman tarafında bazı zorluklar bulunduğunu ifade eden Şimşek, "Çin dışındaki gelişmekte olan ülkelerin iklim hedeflerine ulaşabilmeleri için 2030'a kadar yıllık yaklaşık 2,5 trilyon dolar finansmana ihtiyaç duyacakları öngörülüyor. Buna karşılık mevcut finansman akışları yılda yalnızca 200 milyar dolar seviyesinde. İhtiyaç duyulan ölçeğin çok uzağındayız." dedi.

Bakan Şimşek, finansman açığının nedeninin sermaye eksikliği olmadığını ancak bu sermayeyi büyük ölçekte harekete geçirmek ve yatırım yapılabilir iklim projelerine yönlendirmek gerektiğini vurguladı.

Bu açığın kapatılmasının herkesin en temel önceliklerinden biri olması gerektiğini dile getiren Şimşek, şöyle devam etti:

"İklim riski artık geleceğe ait bir risk değil. Bugün halihazırda ekonomik bir risk olarak karşımızda. Üstelik sorun sadece ülkelerle de sınırlı değil, küresel bir sorun. Dünyada bugün iklim kaynaklı kayıpların yalnızca yaklaşık dörtte biri sigortalanabiliyor. Geri kalan kısmın yükü ise hane halkları, şirketler ve devletlere kalıyor. Bu nedenle iklim riski giderek daha fazla ülke riski haline geliyor. Ülke riski ise zamanla finansal istikrarsızlığın bir kaynağına dönüşme kapasitesine sahip."

Şimşek, küresel finans sisteminde daha sade, hızlı ve etkili bir iklim finansmanı mimarisine ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Sektöre Etkisi ve Sonraki Adımlar

Sermaye maliyetinin düşürülmesi, finansmana erişimin geliştirilmesi, kamu kurumlarının, çok taraflı kalkınma bankalarının ve yatırımcıların çok daha etkin bir işbirliği içinde çalışması gerektiğini belirten Şimşek, Bakü'de düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29. Taraflar Konferansı'nda (COP29) ülkelerin 2035'e kadar yıllık 300 milyar dolarlık yeni bir iklim finansmanı hedefinde uzlaştığını, ayrıca 1,3 trilyon doları harekete geçirmek için bir yol haritası oluşturduğunu anımsattı.

Bakan Şimşek, geçen yıl Brezilya'nın Belem kentinden düzenlenen COP30'da ise liderlerin iklim değişikliğine uyum finansmanını 2035'e kadar 3 katına çıkarma konusunda anlaşmaya vardığını hatırlatarak şunları söyledi:

"Şimdi asıl soru, bu taahhütleri nasıl somut sonuçlara dönüştüreceğimiz. Bu yılki COP31 Başkanı olarak Türkiye'nin katkı sunmayı umduğu alan da tam olarak bu. Bizim amacımız, mevcut sistemin daha etkin çalışmasına katkı sağlamak. Finansman ihtiyaçları ve mevcut sermaye arasında bir uyumsuzluk söz konusu. İşte İklim Uygulama Köprüsü tam olarak bu ihtiyaca cevap vermeyi amaçlıyor.

Hedefimiz son derece basit, ülkelerin iklim önceliklerini yatırım yapılabilir proje portföylerine dönüştürmelerine yardımcı olmak ve bu projeleri finansman imkanlarıyla buluşturmak. Bu girişim yeni bir fon değildir. Yeni bir finansal kurum kurma girişimi de değildir. Aksine projelerin konsept aşamasından finansmana ve finansmandan uygulamaya daha hızlı geçmesine yardımcı olacak şekilde hükümetleri, kalkınma ortaklarını, finans kurumlarını ve yatırımcıları bir araya getirmeyi amaçlayan pratik bir çaba."

Özel sektörün bu girişimin şekillendirilmesinde ve desteklenmesinde aktif rol üstlenmesini umduklarını dile getiren Şimşek, bu girişimlerin özel sektör olmadan başarıya ulaşamayacağına işaret etti.

Paylaş: X Facebook LinkedIn
Önceki Haber İzmir'de yeşil dönüşümde başarı sağlayan firmalara ödül verildi 24.06.2026 Sonraki Haber Qualcomm, yapay zeka girişimi Modular'ı satın alıyor 24.06.2026

Bu habere tepki ver

0 Kızgın
0 Bayıldım
0 Hahaha
0 Beğendim
0 Muhteşem
0 Üzgün
0 İnanılmaz

/ Okuyucu Yorumları /

0 yorum

Henüz onaylanmış yorum yok.