Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Son 6 ayda toplam 196 yeni mahkeme kurduk, 284 mahkemeyi faaliyete geçirdik ve 180 ihtisas mahkemesi kurulmasına ilişkin karar aldık." dedi.
Hakimler ve Savcılar Kurulunca (HSK) Şişli'de bir otelde düzenlenen Yargının Etkinliği İzleme ve Değerlendirme Toplantısı'nın açılış konuşmasını gerçekleştiren Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kamuoyuna açıkladığı dördüncü yargı reformu stratejisi doğrultusunda, Adalet Bakanlığının HSK ile yargı hizmetlerini daha etkin, hızlı ve erişilebilir kılmak için çalıştığını dile getirdi.
Gürlek, "Bugün 597 mahalde 26 bin 777 hakim ve cumhuriyet savcımız görev yapıyor. Bu büyük teşkilatın imkanlarını geliştirirken, vatandaşlarımızın adalete makul sürede ulaşmasını önceliğimiz olarak görüyoruz. Hızlı bir yargıdan söz ederken kastımız, dosyayı aceleyle kapatmak değildir. Her dosyaya gereken özeni gösterecek, fakat kimsenin hakkına kavuşmak için gereksiz yere beklemesine de razı olmayacağız." diye konuştu.
Bir dosya yıllarca bekletildiğinde, yalnızca yargılamanın uzamadığını, bir insanın hayatındaki belirsizliğin de uzadığını, hakkını arayan vatandaş için adaletin sonunda ulaşacağı karardan ibaret olmadığını aktaran Gürlek, söz konusu karara makul sürede ulaşabilmesinin de adaletin gereği olduğunu, bunun için çalışırken adil yargılanma hakkından, hakimlik teminatından ve mahkemelerin bağımsızlığından asla ödün vermeyeceklerini söyledi.
Gürlek, bu amaçla, adli yargı ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye ve bölge idare mahkemeleri adalet komisyonları bünyesinde, mülhakat adliyelerini de kapsayan 204 birimde "Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları"nı faaliyete geçirdiklerini, bu büroların özellikle uzun süren soruşturma ve yargılamalarda gecikmenin idari ve teknik nedenlerini tespit ederek çözüm için gerekli adımları atacaklarını aktardı.
Bakan Gürlek, "Örneğin iş dağılımındaki bir aksaklık, personel ihtiyacı veya teknik bir engel yargılamayı uzatıyorsa bunun tespit edilmesini, ilgili idari birim tarafından giderilmesini sağlayacağız. Gecikmiş dosyaya uzaktan bakıp genel bir açıklamayla yetinmeyeceğiz. Sorunun kaynağını bulacak, çözülebilen bir engeli kaldıracağız." ifadelerini kullandı.
Bakan Gürlek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Burada altını özellikle çizmek isterim, hiçbir idari mekanizma, hakimin vicdani kanaatinin veya cumhuriyet savcısının soruşturma yetkisinin yerine geçemez. Yargılamanın içeriğine ve sonucuna hiçbir şekilde müdahale edilmeyecektir. Mahallinde giderilebilecek idari ve teknik sorunlar yerinde çözülecektir. Yerel imkanları aşan yapısal meseleler ise Bakanlığımızın ve Hakimler ve Savcılar Kurulumuzun ilgili birimlerine iletilerek çözülecektir. Büroların kuruluşuna ve işleyişine ilişkin uygulama birliğini sağlamak için hazırladığımız rehberi de teşkilatımızla ve kamuoyuyla paylaştık."
Başsavcılıklara ve Adalet Komisyonu Başkanlıklarına bu süreçte önemli görevler düştüğünü, başsavcılıkların soruşturmalarda, adalet komisyonu başkanlarının ise dava dosyalarında gecikmeye yol açan idari ve teknik nedenleri izleyeceklerini ifade eden Gürlek, gecikmenin nedenlerini ve çözüm yollarını belirleyerek gerekli idari tedbirlerin alınmasına öncülük edeceklerini, hakimler ve cumhuriyet savcılarının da kendi imkanlarıyla aşamadıkları idari ve teknik güçlüklerde bu destekten yararlanacaklarını söyledi.
Bakan Gürlek, konuşmasında, "Bakanlığımız ve Kurulumuz, kendilerine iletilen yapısal sorunlar için süratle harekete geçecektir. Dosyayı en iyi bilen meslektaşlarımız, birimlerimiz kendi görev alanlarında çözüm üretecektir. Herkes üzerine düşeni zamanında yaptığında, gecikme karşısında çaresiz kalmayacağız. HSK bünyesinde Yargının Etkinliği Bürosunun fiziki imkanlarını ve insan kaynaklarını da güçlendirdik. Böylece sahadan gelen sorunları daha yakından izleyip çözümünü takip edeceğiz. Mahallinde çözülemeyen bir meselenin merkezde cevapsız kalmasına izin vermeyeceğiz. Sahadan gelen her tespiti, alınan tedbirin sonucuna kadar takip edeceğiz." diye konuştu.
Vatandaşın gecikmeyle ilgili sesini doğrudan duyabilmek için Alo Adalet 135 hattını da kurduklarını hatırlatan Gürlek, Bilgi İşlem Genel Müdürlüğünün geliştirdiği yazılım ve merkezde kurulan çağrı merkeziyle, yapay zeka desteğiyle birlikte kurduklarını, sistemin Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde pilot olarak uygulamaya geçtiğini belirtti.
Gürlek, ilk etapta 5 yılı aşan davalar ve 3 yılı aşan soruşturmalar için vatandaşların bu hatta başvurabileceklerini, gecikme nedeni hakkında bilgi alabileceklerini, süreci hızlandırabilecek idari tedbirlerin değerlendirilmesini isteyebileceklerini söyledi.
Pilot uygulamanın ardından hattı ekim ayında Türkiye genelinde hizmete sunmayı planladıklarını, burada amacın hakime veya cumhuriyet savcısına dosyanın nasıl sonuçlanacağını söylemek olmadığını ifade eden Gürlek, vatandaşın gecikmeye dair başvurusunu alıp idari ya da teknik bir çözüm mümkünse ilgili birimleri harekete geçirmek olduğunu aktardı.
Gürlek, bu ayrımı uygulamanın her aşamasında titizlikle koruyacaklarını, Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarının Alo Adalet Hattı'nın kurumsal altyapısını da oluşturduğunu, vatandaşla yargı birimleri arasında bilgi akışının sağlanacağını, başvuruların ve gecikme nedenlerinin ilgili birimlere ulaşmasına yardımcı olacağını, vatandaşa bir başvuru kapısı açarken, o kapıdan gelen talebin teşkilat içinde karşılıksız kalmamasını da sağlamış olacaklarını dile getirdi.
"İlk aşamada 3 yılı aşan soruşturmalar ile 5 yılı aşan dava dosyalarına odaklandık. Fakat hedefimiz yalnızca yıllanmış dosyaları eritmek olamaz. Asıl hedefimiz, yeni dosyaların da yıllanmasına izin vermeyen, bütün soruşturma ve yargılamaları makul sürede, belirlenen hedef süreler içinde tamamlayan bir işleyiş kurmaktır. Ayrıca UYAP altyapısında yapay zeka teknolojilerinden de etkin yararlanılmasına yönelik çalışmalar, yargı süreçlerinin hızlandırılması ve adalet hizmetlerinde verimliliğin artırılması hedefleri doğrultusunda sürdürülmektedir. Bu kapsamda 'UYAP AI' projesinin faaliyete geçirilmesine ilişkin süreci hızlandırıyoruz. Yargılamaların süresini etkileyen iş yükü ve kadro dağılımını da ele alıyoruz. Son 6 ayda toplam 196 yeni mahkeme kurduk, 284 mahkemeyi faaliyete geçirdik ve 180 ihtisas mahkemesi kurulmasına ilişkin karar aldık. Ayrıca 982 adli yargı ve 52 idari yargı olmak üzere toplamda 1034 hakim ve savcı yardımcısını göreve başlattık. Şimdi bu kapasiteyi ihtiyaç duyulan yerlere yönlendirerek dosya birikimine yol açan dengesizlikleri gidereceğiz."
Dosyanın karara bağlanması kadar gerekçeli kararın zamanında yazılmasının da önemli olduğunu dile getiren Gürlek, HSK'nin dönemsel kontrolleri ve gelen ihbarlar üzerine bu alanda iyileştirme gördüklerini, kararların gerekçeleri onaylanmadan terfi değerlendirmesinde esas alınmamasına ilişkin HSK ilke kararıyla, yalnızca yazımdan kaynaklanan gecikmelere karşı da somut adım attıklarını söyledi.
Gürlek, duruşmanın bitmesi, vatandaşın bekleyişinin bittiği anlamına gelmediğini, gerekçeli kararın zamanında yazılmadığında vatandaşın hakkına ulaşmasının da geciktiğini, bu nedenle kararın gerekçesini ve zamanında yazılmasını, yargı hizmetinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini söyledi.
Öte yandan, uzun süredir bekleyen dosyaların çoğu zaman hacimli ve emek isteyen dosyalar olduğunu, bu dosyalara zaman ayıran meslektaşlarının emeğini görmeleri gerektiğini, gecikmiş dosyaları karara bağlayan hakimlerin lehine, terfide iş yüzdesine ilave puan verilmesini sağlayacak düzenlemeyi planladıklarını belirtti.