Öne Çıkan Başlıklar
- Türk Demir Yolu Sektöründe İntermodal Taşımacılık Hizmetlerinin Güçlendirilmesi Projesi Programı
- Ekonomistler ve uluslararası kuruluşlar, küresel ısınmayla sıklığı artan sıcak hava dalgalarının artık geçici bir durum olmaktan çıkarak, yatırımları ve üretimi tehdit eden yapısa…
- ING Küresel Makro Araştırma Başkanı ve Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski, konuya ilişkin yaptığı analizde, Avrupa genelinde rekor kıran sıcak hava dalgalarının sessizce bir ha…
Gelişmenin Ayrıntıları
Türk Demir Yolu Sektöründe İntermodal Taşımacılık Hizmetlerinin Güçlendirilmesi Projesi Programı
Ekonomistler ve uluslararası kuruluşlar, küresel ısınmayla sıklığı artan sıcak hava dalgalarının artık geçici bir durum olmaktan çıkarak, yatırımları ve üretimi tehdit eden yapısal bir makroekonomik risk faktörüne dönüştüğü uyarısında bulunuyor.
ING Küresel Makro Araştırma Başkanı ve Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski, konuya ilişkin yaptığı analizde, Avrupa genelinde rekor kıran sıcak hava dalgalarının sessizce bir hava durumu olayı olmaktan çıkıp, yapısal bir makroekonomik değişkene dönüştüğünü vurguladı.
Açıklamalar ve Veriler
Kıta ekonomisini sarsan mevcut tablonun Kovid-19 salgını dönemindeki karantina kısıtlamalarını hatırlattığını belirten Brzeski, boşalan caddeler, tatil edilen okullar, aksayan demiryolları ve Fransa'da soğutma suyu yetersizliği nedeniyle kapatılan nükleer reaktörlerin insan sağlığının yanı sıra Avrupa ekonomisinde de kalıcı izler bıraktığı uyarısında bulundu.
Brzeski, "Termometreler, ekonomide öncü bir gösterge haline geldi. Mevcut sıcaklıklar, Avrupa ekonomisi için aşağı yönlü yeni bir risk oluşturuyor." değerlendirmesini yaptı.
Brzeski, geçmişte sıcaklık riskinin sadece Güney Avrupa’nın bir sorunu olarak görüldüğünü ancak verilerin artık bu teoriyi desteklemediğini ifade ederek, Almanya'nın 2030 yılına kadar sıcaklığa bağlı kümülatif ekonomik kayıplarda Avrupa üçüncüsü olmasının beklendiğini aktardı.
Bu durumun gerekçesine ilişkin Brzeski, şunları kaydetti:
"Almanya'da yazların Sevilla ile yarışacak olmasından değil, altyapının, konut stokunun, inşaat ve lojistik gibi yoğun iş gücü gerektiren sektörlerin serin bir iklim tipine göre inşa edilmiş olmasından kaynaklanıyor. Almanya bu yeni iklim normlarına henüz uyum sağlayamadı. Avrupa Komisyonu verileri de son birkaç yaz döneminde İspanya ile birlikte Almanya'nın, yaz sıcaklık dalgalarının üretim üzerindeki yıkıcı etkilerini en yoğun hisseden iki ülkeden biri olduğunu doğruluyor."
Sektöre Etkisi ve Sonraki Adımlar
Brzeski, enerji fiyatlarındaki düşüşün hane halkları ve şirketler için bir miktar rahatlama oluşturacağını ancak aşırı sıcakların büyüme önünde büyük bir engel olduğunu belirtti.
Ana nehirlerdeki su seviyelerinin düşmesi nedeniyle potansiyel tedarik kırılmaları, demir yolu ve kara yolu gibi olumsuz etkilenen altyapı sorunları ve iş gücü verimliliği kayıplarının kapıda olduğunu aktaran Brzeski, "Geçmişte sadece düşen iş gücü verimliliği nedeniyle kıta genelinde üretim çıktısında yüzde 0,3 ila 0,5 arasında kayıp yaşandı. Buna soğutma maliyetleri, artan sağlık harcamaları, acil altyapı onarımları ve gıda enflasyonundaki 0,4-0,9 puanlık artış baskısı da eklendiğinde ekonomik hasar katlanarak büyüyor." ifadelerini kullandı.
Dünyanın önde gelen kredi sigorta şirketlerinden Allianz Trade’in 28 Mayıs’ta yayımlanan analizine göre, aşırı sıcaklar Avrupa'da yapısal bir ekonomik risk oluştururken, kıtanın en büyük ekonomisine sahip Almanya'nın 2026-2030 yılları arasında 131 milyar dolarlık kümülatif Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) kaybı riskiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor.
30 derecenin üzerindeki sıcaklıklar iş gücü verimliliğini düşürüp enerji maliyetlerini artırarak, Fransa'da 240 milyar dolar, İtalya'da 147 milyar dolar ve İspanya'da 120 milyar dolara ulaşabilecek ekonomik hasara yol açma potansiyeli taşıyor.
Avrupa'da geçmişte geçici ve finansal açıdan telafi edilebilir bir maliyet unsuru olarak görülen sıcak hava dalgalarının, kıta ekonomisinde kalıcı hasarlar bıraktığı resmi veriler ve akademik çalışmalarla ortaya konuluyor.