Öne Çıkan Başlıklar
- Çatışmalar başladığında piyasa gözlemcileri, Hürmüz Boğazı kısa sürede yeniden açılmazsa eritme tesislerinin birkaç hafta içinde hammadde sıkıntısı yaşayacağını, bunun da üretimin…
- İran’ın bölgedeki eritme tesislerini füze saldırılarıyla hedef almasının ardından bu endişeler daha da arttı.
- Ancak son haftalarda Orta Doğu’daki eritme tesisleri, Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen riskli seferler de dahil olmak üzere karmaşık lojistik operasyonlar yürüttü.
Gelişmenin Ayrıntıları
Çatışmalar başladığında piyasa gözlemcileri, Hürmüz Boğazı kısa sürede yeniden açılmazsa eritme tesislerinin birkaç hafta içinde hammadde sıkıntısı yaşayacağını, bunun da üretimin durmasına yol açarak küresel piyasayı krize sürükleyebileceğini ve fiyatları ton başına 4.000 doların üzerine taşıyabileceğini öngörüyordu.
İran’ın bölgedeki eritme tesislerini füze saldırılarıyla hedef almasının ardından bu endişeler daha da arttı. Petrol ve doğal gaz dışında alüminyumun, çatışmadan en fazla etkilenecek emtia piyasalarından biri olacağı konusunda geniş bir görüş birliği oluştu.
Ancak son haftalarda Orta Doğu’daki eritme tesisleri, Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen riskli seferler de dahil olmak üzere karmaşık lojistik operasyonlar yürüttü. Bu sayede alümina ve diğer hammaddelerin stokları yenilendi ve küresel arzın yaklaşık yüzde 10’unu sağlayan bölgede yaygın kapanmaların önüne geçildi. Körfez dışında ise Çin ve Endonezya’daki üreticiler, ihracatın toparlanmasını bekleyen alıcılar için küresel piyasadaki dengelerin korunmasında kritik rol oynadı.
Açıklamalar ve Veriler
Bloomberg'in bildirdiğine göre analistler ve yatırımcılar fiyatların bundan sonra hangi yöne gideceğine dair pozisyon alırken, piyasanın sıkışıklıktan ne kadar hızlı çıkacağı konusunda ciddi görüş ayrılıkları ortaya çıkıyor.
Bank of China International Emtia Stratejisi Başkanı Amelia Xiao Fu, “Orta Doğu’ya yönlendirilen alternatif alümina sevkiyatları, Çin’den artan ihracat ve Endonezya’da yükselen üretim sayesinde tam anlamıyla fiziksel bir arz donmasının önüne geçildi. Piyasa son birkaç ayı stok tüketerek atlattı ancak bu operasyonel tamponlar artık azalmış durumda” dedi.
Orta Doğu’daki eritme tesisleri üretimde önemli kesintilere gitmek zorunda kaldı. Ancak tedarik zincirlerini güçlendirmek için yürütülen çalışmaların büyük ölçüde gizli olması nedeniyle üretim kayıplarının tam boyutunu ölçmek zorlaşıyor. Çin’deki üretim kotası ve Endonezya’daki enerji kısıtları da arz-talep dengesinin ne kadar hızlı normale döneceğini tahmin etmeyi güçleştiriyor.
Piyasadaki en iyimser kurumların bazıları son günlerde fiyat tahminlerini aşağı çekti. JPMorgan Chase & Co., Asya’daki güçlü arz tepkisi ve sektördeki gizli stokların agresif biçimde kullanılması nedeniyle ton başına 4.000 dolar seviyesine ulaşmanın beklenenden daha uzun süreceğini belirtti.
Diğer tarafta Goldman Sachs, Orta Doğu’daki arzın beklenenden daha yavaş toparlanacağını öngörerek tahminlerini yükseltmiş olmasına rağmen fiyatların önümüzdeki yıl ton başına 3.000 dolar seviyesine yaklaşacağını düşünüyor. Londra Metal Borsası’nda vadeli işlemler şu sıralarda yaklaşık 3.400 dolar seviyesinde işlem görüyor.
Sektöre Etkisi ve Sonraki Adımlar
Alüminyum piyasasının temel arz dengesi konusunda tahminler daha da farklılaşıyor. Citigroup son 50 yılın en büyük arz şokunun yaşandığını savunurken, Bank of America ise 76 milyon tonluk piyasada arz ve talebin büyük ölçüde dengede olduğunu düşünüyor.
Bu görüş ayrılığının bir nedeni, hammadde sıkıntısının Körfez’deki eritme tesislerinde açıklanandan daha büyük üretim kayıplarına yol açtığı beklentisi.
Ancak gemi takip şirketi Kpler’in analisti Ben Ayre’ye göre bölgeye yönelen artan alümina sevkiyatları, Hürmüz Boğazı kapalı olsa bile tesislerin stoklarını yeniden oluşturmada önemli ilerleme kaydettiğini gösteriyor.
Kpler’in analizine göre son haftalarda bazı gemiler, küresel petrol akışının tamamen durmasını önlemek için kullanılan yöntemlere benzer şekilde takip sistemlerini kapatarak, “karanlık geçiş” olarak adlandırılan seferlerle boğazdan alümina taşımaya başladı.
Daha büyük hacimlerdeki alümina ise Umman limanlarında boşaltıldı ve kamyonlarla eritme tesislerine taşındı. Bu durum bölgenin lojistik kapasitesi açısından önemli bir sınav oldu. Şirket verilerine göre bu çabalar sayesinde Basra Körfezi’ne yapılan alümina ithalatı mayıs ayında savaş öncesi seviyelere geri döndü.