Öne Çıkan Başlıklar
- Altın, Fed kararının ardından yeniden aştığı 4 bin 100 dolar seviyesinde kalıcı olamadı.
- Bir önceki seansta görülen güçlü toparlanmanın büyük bölümü geri verilirken yatırımcıların karşısına yeniden aynı soru çıktı: 4 bin dolar seviyesi yeni bir yükselişin zemini mi ol…
- Ons altındaki sert düşüş Türkiye piyasasında gram ve çeyrek altın fiyatlarına da yansıdı.
Gelişmenin Ayrıntıları
Altın, Fed kararının ardından yeniden aştığı 4 bin 100 dolar seviyesinde kalıcı olamadı. Haftanın son işlem gününde satışların hızlanmasıyla altının ons fiyatı yüzde 1,5’e yakın gerileyerek 4 bin 045–4 bin 050 dolar bandına çekildi.
Bir önceki seansta görülen güçlü toparlanmanın büyük bölümü geri verilirken yatırımcıların karşısına yeniden aynı soru çıktı: 4 bin dolar seviyesi yeni bir yükselişin zemini mi olacak, yoksa daha derin bir düzeltmenin kapısını mı açacak?
Ons altındaki sert düşüş Türkiye piyasasında gram ve çeyrek altın fiyatlarına da yansıdı. Gram altın hafta sonuna girilirken veri sağlayıcısına göre değişmekle birlikte 6 bin 100–6 bin 180 lira aralığına çekildi.
Açıklamalar ve Veriler
Çeyrek altının satış fiyatı ise yaklaşık 10 bin 100 lira çevresinde oluştu. Gram altında ons fiyatının yanında dolar kurunun seyri de belirleyici olacak. Bu nedenle ons altındaki her düşüş, kurdaki hareketin büyüklüğüne göre iç piyasaya aynı oranda yansımayabilir.
Altının son işlem günündeki kaybının merkezinde ABD tahvil faizlerindeki hızlı yükseliş vardı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık 7,5 baz puan artarak yüzde 4,75’e yaklaştı.
Faiz getirisi bulunmayan altın, tahvil getirileri yükseldiğinde yatırımcı açısından daha güçlü bir rakiple karşılaşıyor. Dolar endeksinin 100 seviyesinin altında kalması da bu kez altına yeterli destek sağlamadı. Tahvil piyasasındaki hareket, doların zayıflığından daha baskın çıktı.
ABD Merkez Bankası, politika faizini yüzde 3,50–3,75 aralığında sabit tuttu. Ancak kararın dokuz oya karşı üç oyla alınması, altın fiyatlamasında yeni bir belirsizlik yarattı.
Karşı oy kullanan üç üye, faizin 25 baz puan artırılmasını istedi. Böylece piyasanın uzun süredir tartıştığı faiz indirimi ihtimalinin karşısına faiz artışı senaryosu çıktı. Enflasyon riskinin yeniden güçlenmesi, tahvil faizlerini ve altın üzerindeki baskıyı artırdı.
Sektöre Etkisi ve Sonraki Adımlar
Jeopolitik gerilimler normal koşullarda güvenli liman talebini güçlendirerek altını destekliyor. Ancak petrol fiyatlarının yüksek kalması bu kez farklı bir sonuç üretti.
Enerji maliyetlerindeki artış, ABD’de enflasyonun yeniden hızlanabileceği endişesini büyüttü. Enflasyon riski ise Fed’in daha sıkı para politikasını uzun süre koruyabileceği beklentisini destekledi. Böylece jeopolitik gerilimin güvenli liman etkisi, yüksek faiz korkusunun gerisinde kaldı.
Altının yukarı yönlü hareketini sürdürebilmesi için ilk olarak 4 bin 100 dolar seviyesinin üzerinde kalıcı kapanışlar yapması gerekiyor. Fiyat bu sınırı kısa süreli aşsa da satış baskısı yeniden güçlendi.
Göreceli Güç Endeksi’nin 50 seviyesinin altına inmesi de kısa vadeli alım iştahının zayıfladığına işaret etti. Bu nedenle 4 bin 100 dolar artık yalnızca psikolojik bir eşik değil, alıcılarla satıcılar arasındaki mücadelenin ilk önemli direnç noktası hâline geldi.
Satışların devam etmesi hâlinde ilk teknik destek, 24 Temmuz’da görülen 4 bin 22 dolar çevresinde bulunuyor. Bu seviyenin altında psikolojik önemi yüksek 4 bin dolar sınırı izlenecek.