İçeriğe geç
HABERGündem

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, 12 Eylül 1980 askeri darbesini değerlendirdi

AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, "1980 darbesi 12 Eylül'de oldu, orada bir trajedi yaşandı ve bitti değil. O trajedi, devamında bütün ülkenin gelişmesini engelleyen bir havay...

WhatsApp
Aa
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, 12 Eylül 1980 askeri darbesini değerlendirdi Gündem

AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, "1980 darbesi 12 Eylül'de oldu, orada bir trajedi yaşandı ve bitti değil. O trajedi, devamında bütün ülkenin gelişmesini engelleyen bir havayı yarattı." dedi.

Yalçın, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılı dolayısıyla AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

"Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi tarihini yazmaya kalksanız sırf darbe hikayeleri üzerinden bile bir cumhuriyet tarihi yazılabilir." diyen Yalçın, bunun ülke ve millet adına çok tatsız bir gerçek olduğunu söyledi.

O dönemlerde ülkede sanki "darbeler 10 yılda bir ülkenin başına gelmesi gereken bir gerçeklikmiş" gibi algılanmaya başladığını anlatan Yalçın, bunun herkes adına üzüntü verici olduğunu ifade etti.

Türkiye Cumhuriyeti'nde ilk olan 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin ardından yaşananları hatırlatan Yalçın, "O kadar çok darbeyle yüzleşmek mecburiyetinde kalıyor ki ülke, demokrasi ve insan haklarının gelişmesi için yeterli ortam hiçbir zaman oluşmuyor." diye konuştu.

Askeri darbeler sonrasındaki seçimlerde vatandaşların yaşanan haksızlıklara karşı oy kullandıklarını anlatan Yalçın, "Yeni hükümetler göreve geliyor ama her zaman kafalarının üstünde Demokles'in kılıcı gibi bir darbe kılıcı, bir darbe ihtimaliyle çalışmak mecburiyetinde kalıyorlar. Türkiye'de maalesef demokratik siyaset o dönemler öyle bir kurgulanmış ki iktidara gelen partiler, aslında muktedir olamayan partiler oluyor." görüşünü paylaştı.

Hatta "raydan çıktığı" düşünülen hükümetlerin muhtıralarla düşürülerek demokratik siyasetin bir şekilde dizayn edildiğini belirten Yalçın, "Devletin merkezini kontrol ettiğini düşünen bürokratik vesayet mekanizmaları, maalesef ülkede kendi ürettikleri korku üzerinden vatandaşı, gündelik yaşamı, demokrasiyi, siyaseti ve insan hakları gündemlerini hep kontrol altında tutmuşlar. Dolayısıyla insan hakkının gelişebileceği bir zemin maalesef hiç oluşmamış." diye konuştu.

12 Eylül 1980'de gerçekleşen askeri darbenin, vesayeti artıran, kurumsallaştıran yapıya dönüştüğüne dikkati çeken Yalçın, "Dikkat ederseniz 1980 darbesini yapanlar, öyle bir anayasa hazırlamışlar ki o anayasa kendilerinin hem devlet üzerindeki kontrolünü devam ettirmek hem de iktidardan uzaklaşsalar, darbe havası ülkeden çıksa bile kendilerini asla yargılanamayacak bir koruma kalkanı altına almayı tercih etmişler." ifadelerini kullandı.

Yalçın, darbecilerin aslında yaptıkları antidemokratik eylemlerin ve bir gün bu hukuksuzluğun karşılık bulabileceğinin farkında olduklarına işaret etti.

1980 darbesinin aslında Türkiye'nin genel siyasi hatırasında diğerleri gibi vesayeti yerleştirdiğini ve kurumsallaştırdığını ifade eden Yalçın, "Sonrasında da öylesine kurumsal bir şekilde kendi vesayetini inşa etti ki 28 Şubat gibi dönemlerde siyasetin ve insan haklarının kısıtlanması, 1980 darbesinin vesayetçilere sağladığı imkanlar çerçevesinde gelişti. Bunlarla mücadele etmek hiç de kolay olmadı." değerlendirmesinde bulundu.

Yalçın, "1980 darbesi 12 Eylül'de oldu, orada bir trajedi yaşandı ve bitti değil. O trajedi, devamında bütün ülkenin gelişmesini, insan hakları bakımından ilerleme kaydedilmesini, demokratik kurumsallaşmasının oluşmasını engelleyen bir havayı yarattı." dedi.

Darbecilerin sadece devlet yönetimini ele geçirmekle kalmadıklarını, geleceğe yönelik de o yönetimi sürdürecek mekanizmalar oluşturmaya gayret ettiklerine dikkati çeken Yalçın, "1980 darbesi de bu anlamda ülkede demokrasi ve insan haklarının yaygınlaşmasını engelleyen ana yapılardan bir tanesi haline geldi." ifadesini kullandı.

"Vesayet mekanizması, ülkedeki iktidarı muktedir olmaktan uzak tutan bir mekanizmadır." diyen Yalçın, bu nedenle uzun yıllar boyunca Türkiye'de demokrasi ve insan haklarının gelişemediğini söyledi.

Darbelerin bu anlamdaki etkilerine de işaret eden Yalçın, "Demokrasi ve insan hakları gelişmediğinde ülkenin ekonomik büyümesi, kalkınması da gerçekleşemez hale geliyor ve bir çıkmazın içerisinde sürekli patinaj yapan bir ülkeye dönüşmeye başlıyorsunuz." diye konuştu.

Darbenin ardından kabul edilen 1982 Anayasası'na ilişkin ise Yalçın, "1982 Anayasası'nı kurgulayanlar, devletin üzerindeki vesayet mekanizmasını sağlamlaştırmak için bu mekanizmayı kurdular. Anayasanın içerisinde sanki insan hakları, demokrasi, sosyal devlet hakları gibi meseleler geçiyormuş gibi gözükmesine rağmen her seferinde bir 'ama' ifadesi gelir, sonra sınırlandırmalarla karşı karşıya kalırsınız yani 1982 Anayasası sadece hükümeti, siyaseti sınırlandırmadı, toplumun üzerine de bir heyula gibi çöktü." dedi.

Paylaş: X Facebook LinkedIn
Önceki Haber AK Parti'li Zorlu'dan Özbekistan'da Türk dünyasına uygun alfabe kanununun kabulüne ilişkin a... 11.09.2026 Sonraki Haber Ekrem İmamoğlu "hakaret" suçundan 2 yıl 1 ay hapse çarptırıldı 11.09.2026

Bu habere tepki ver

0 Kızgın
0 Bayıldım
0 Hahaha
0 Beğendim
0 Muhteşem
0 Üzgün
0 İnanılmaz

/ Okuyucu Yorumları /

0 yorum

Henüz onaylanmış yorum yok.