İçeriğe geç
HABERGündem

Adalet Bakanı Gürlek: Bu tamamen suç örgütünün yapılanmasına ilişkin mali bir operasyon

Adalet Bakanı Gürlek, "Alihan Kuriş suç örgütü"ne yönelik soruşturmaya ilişkin, "Biz kesinlikle bir dini grup ya da bir dini yapılanmaya yönelik bir operasyon yapmadık. Bu tamamen suç örgütünün yapılanmasına ilişkin mali...

WhatsApp
Aa
Adalet Bakanı Gürlek: Bu tamamen suç örgütünün yapılanmasına ilişkin mali bir operasyon Gündem

Adalet Bakanı Gürlek, "Alihan Kuriş suç örgütü"ne yönelik soruşturmaya ilişkin, "Biz kesinlikle bir dini grup ya da bir dini yapılanmaya yönelik bir operasyon yapmadık. Bu tamamen suç örgütünün yapılanmasına ilişkin mali bir operasyon." dedi.

Gürlek, TV100 canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

"Alihan Kuriş suç örgütü"ne yönelik soru üzerine Gürlek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 3. dalga operasyonunun yapıldığını, 54 şüphelinin gözaltına alındığını, 11 şirkete TMSF'nin kayyum tayin edildiğini, 4 dernek hakkında da kayyum kararı verildiğini anımsattı.

Gürlek, son operasyonda gözaltına alınanların henüz hakim karşısına çıkmadığını belirterek, ilk operasyonun özellikle örgüt lideri Alihan Kuriş ve örgütün yönetim kadrosuna yönelik olduğunu aktardı.

Alihan Kuriş'in genç yaşta başa geçtiğini ifade eden Gürlek, şunları kaydetti:

"2016 yılında bir şüpheli ölüm var, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımız Arif Ahmet Denizolgun hakkında bir soruşturma başlattı. Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünden sonra normalde silsileye aykırı şekilde Alihan Kuriş başa geçiyor ve Alihan Kuriş başa geçtikten sonra da özellikle örgütün ana kademesinde bir değişiklik oluyor. Bu şekilde bir suç örgütü var, para aklama suçu var, örgüt kurma, yönetme, aynı şekilde devlet aleyhine bir dolandırıcılık suçu iddiası var. Bununla ilgili soruşturma devam ediyor. Tabii derinleşebilir mi, derinleşebilir. Dosya kapsamında yeni itirafçı beyanları geliyor, dışarıdan başvuranlar var, özellikle mağdur olanlar var ama ben özellikle şunun altını çizmek istiyorum, biz kesinlikle bir dini grup ya da bir dini yapılanmaya yönelik bir operasyon yapmadık. Bu tamamen suç örgütünün yapılanmasına ilişkin mali bir operasyon. Bu soruşturma giderek derinleşiyor, yani yeni dalgalar olur mu, o Başsavcılığımızın takdirinde."

Gürlek, soruşturmada yurt dışına para çıkarılmasına ilişkin tespitler olduğuna işaret ederek, bununla ilgili Başsavcılığın çalışmalarının devam ettiğini dile getirdi.

Kuriş ve ailesinin üzerine kayıtlı çok sayıda değerli taşınmaz olduğuna işaret eden Gürlek, "Örgüt yönetiminin aslında örgütün tabanındaki insanların dini duygularını, özellikle vatandaşlarımızın dini duygularını sömürerek kendilerine bir kaymaklı yaşam tarzı kurduklarını görüyoruz." dedi.

Gürlek, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin fethi kabir yapıldığını ve örnekler alındığını anımsatarak, şöyle konuştu:

"Burada şüpheli durumlar var, tanık beyanları da var, içeriden itirafçı beyanları da var. Çünkü Arif Ahmet Denizolgun öldü ya da öldürüldükten sonra zaten yapılanma değişiyor. Normalde Alihan Kuriş 36 yaşında başa geçiyor, çok genç yaşta başa geçiyor. Zaten Alihan Kuriş başa geçtikten sonra birden örgütün içerisindeki yapılanma değişiyor ve tabii Başsavcılığımız soruşturma başlattı. Tanıkları dinliyor bildiğim kadarıyla, bir araştırma yapıyor. Aynı zamanda dosyasında bir Adli Tıp raporu da var, burada şüpheli durum olduğuna ilişkin ama tabii şu an kesin olacak durum Adli Tıp Kurumunun raporu. Bu rapor ne zaman çıkar bilmiyoruz ama kısa sürede çıkacağını düşünüyoruz. Tabii bu Adli Tıp raporuna göre Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının başlatmış olduğu ve devam eden soruşturmanın seyri değişecektir ama dediğim gibi yani ilk gelen bulgulara göre burada bir şüpheli ölüm olduğu konusunda ciddi emareler var. Boğazda ekimozlar var, işte bir boğulma iddiası var ve daha sonra olaya geç müdahale, sağlık ekiplerine geç haber verme durumu var. Bunların hepsi araştırılıyor. Başsavcılığımız çok ayrıntılı bir soruşturma yürütüyor. Biz süreci takip ediyoruz. Bu konuda yani Adli Tıp raporu çıktıktan sonra muhtemelen tekrardan yeniden beyanlar alınacaktır ya da yeni şüphelilerin beyanları alınacaktır ya da yeni operasyonlar yapılacaktır."

"Kuytulcular" yapılanmasına yönelik soruşturmaya ilişkin soru üzerine Gürlek, soruşturmanın Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğünü, 35 şüphelinin tutuklandığını hatırlattı.

"İnsanlardan zorla, tehditle, şantajla senet imzalatmalar, para almalar, istihbarat örgütü gibi kayda almalar, bunlar devam ediyor. Adana Başsavcılığımız derinleştiriyor. Şöyle bir şey anlatayım ben size, özellikle biz arama kararı vermeden önce, daha doğrusu Adana Başsavcılığımız arama kararı vermeden önce yani bir şekilde öğrenip bütün ana bilgisayarları söktüklerini tespit ettik. Başsavcılığımız ikametlerde arama yaptığı zaman bütün bilgisayarların kasalarının sökülmüş vaziyette olduğunu tespit etti. Bu da aslında bu örgütün kendi arasında ciddi bir istihbarat ağı olduğunu gösteriyor. Bunlar tamamen Başsavcılarımızın uhdesinde devam ediyor. İçeriden itirafçı beyanları var bildiğim kadarıyla. Adana Başsavcılığımız yürütüyor bu soruşturmayı ama yani özellikle Alparslan Kuytul'u siz de biliyorsunuz, özellikle 15 Temmuz hain darbe girişiminde o gün söylediği sözler... 'bu darbe başarılı olsaydı...' Bunlar zaten toplumda insanlarda bu konuda bir nefret oluşmuştu. Tamamen suç örgütü yapılanması, burada da aynı şekilde devam eden bir süreç var."

Soru üzerine, Gürlek, "Alparslan Kuytul örgütünde böyle bir veri yok ama Alihan Kuriş suç örgütünde Glooper isimli bir yazışma programı kullanıyorlar. Bu tamamen dışarıdan kendi aralarında gizliliğe riayet edilerek oluşturulan bir program. Ben size şunu sormak istiyorum, bir dini yapılanma ya da dini cemaat niçin kendi mensuplarıyla yazışmak için böyle bir program kullansın? Ayrıca Tek Kayıt diye bir muhasebe programı var, bununla ilgili çalışıyoruz. En son yapılan 54 kişilik gözaltında, Tek Kayıt muhasebe programına ilişkin kişiler de alındı. Burada özellikle muhasebe kayıtları üzerinden sahte belge oluşturarak paraların yurt dışına çıkartılması, daha sonradan sisteme sokulması konusunda anladığım kadarıyla bir çalışma yapıyorlar. Bunlarla ilgili süreç devam ediyor."

Gürlek, soruşturmada, firari şüphelilerin eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına tahsisli araçla Muğla'ya götürüldüğünü anımsatarak, şunları kaydetti:

Paylaş: X Facebook LinkedIn
Önceki Haber Gökçeada'da "TÜME Tarım Rotası Programı" düzenlendi 27.08.2026 Sonraki Haber Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı'dan orman yangınlarına karşı uyarı 27.08.2026

Bu habere tepki ver

0 Kızgın
0 Bayıldım
0 Hahaha
0 Beğendim
0 Muhteşem
0 Üzgün
0 İnanılmaz

/ Okuyucu Yorumları /

0 yorum

Henüz onaylanmış yorum yok.