İçeriğe geç
HABEREkonomi

ABD'li enerji devinden Diyarbakır petrolü için enerjide dengeleri değiştirecek tahmin

ABD merkezli enerji devi TransAtlantic Petroleum, TPAO ile yürütülen ortaklığı "dünya çapındaki en önemli fırsat" olarak nitelendirirken, Diyarbakır Havzası'nd…

WhatsApp
Aa

Öne Çıkan Başlıklar

  • ABD'li enerji şirketi TransAtlantic Petroleum, Diyarbakır petrolü ve doğal gazının Türkiye'nin enerji üretiminde yeni bir dönem başlatabilecek potansiyelde olduğunu açıkladı.
  • Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Malone Mitchell, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ve ABD'nin büyük petrol üreticilerinden Continental Resources ile yürütülen ortak çalış…
  • Türkiye'nin petrol-doğalgaz rezervinde iki büyük potansiyel

Gelişmenin Ayrıntıları

ABD'li enerji şirketi TransAtlantic Petroleum, Diyarbakır petrolü ve doğal gazının Türkiye'nin enerji üretiminde yeni bir dönem başlatabilecek potansiyelde olduğunu açıkladı.

Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Malone Mitchell, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ve ABD'nin büyük petrol üreticilerinden Continental Resources ile yürütülen ortak çalışmalar kapsamında Diyarbakır Havzası'ndaki petrol ve doğal gaz kaynaklarının geliştirildiğini belirtti.

Türkiye'nin petrol-doğalgaz rezervinde iki büyük potansiyel

Açıklamalar ve Veriler

Türkiye'nin sondajla çıkarılması mümkün olmayan ya da yüksek maliyet ve ileri teknoloji gerektiren petrol-doğalgaz rezervinde iki büyük potansiyel barındırdığını ifade eden Mitchell, "Bu iki bölge, Türkiye'nin güneydoğusundaki Diyarbakır Havzası ve kuzeybatısındaki Trakya Havzası" dedi.

Şirketin her iki havzada da 18 yıldır faaliyet gösterdiğini belirten Mitchell, Kuzey Amerika'da kullanılan ileri sondaj teknolojilerinin Türkiye'ye taşındığını, TPAO ile uzun yıllara dayanan işbirliğinin son dönemde yeni bir boyut kazandığını belirtti.

Diyarbakır Havzası'nın bekledikleri şekilde gelişmesi halinde gelecek beş yıl içinde sahada yaklaşık 25 sondaj kulesinin faaliyet gösterebileceğini ifade eden Mitchell, "Her sondaj kulesi, yatay sondaj yapacağı için dört ya da beş dikey kuyunun verimliliğine eşdeğer olacaktır. Bu önemli bir husus, çünkü çok daha az yüzey alanı kaplar." değerlendirmesinde bulundu.

Mitchell, yaklaşık 20 yıllık süreçte Diyarbakır Havzası'nda açılacak kuyu sayısının, bugün Türkiye'de faaliyet gösteren toplam kuyu sayısını aşabileceğini söyledi.

Günlük 250 bin varil petrol, 25 milyon metreküp doğal gaz

Sektöre Etkisi ve Sonraki Adımlar

Havzanın uzun vadeli potansiyelini değerlendiren Mitchell, "Beş yıllık yavaş bir büyüme sürecinin ardından olgun bir üretim seviyesine ulaşılacağını düşünüyoruz. Zamanla, havzanın toplam potansiyelinin günlük 250 bin varil petrole kadar ulaşabileceğini düşünüyorum. Doğal gaz üretim potansiyeli ise günlük 25 milyon metreküpten fazla olabilir. 25 ila 50 milyon arasında bir üretim oldukça iyi bir miktar. Bu, Türkiye'nin iç talebinin önemli bir kısmını karşılayacaktır." dedi.

Mitchell, enerji yatırımlarında artık sadece rezerv büyüklüğünün değil, siyasi ve ekonomik istikrarın da belirleyici olduğunu vurgulayarak Türkiye'nin yatırımcılar açısından güven veren ülkeler arasında yer aldığını söyledi.

Türkiye'nin enerji koridorlarının merkezinde bulunduğunu belirten Mitchell, bu konumun ülkeye önemli avantaj sağladığını ifade etti.

Türkiye ile işbirliğini "çok büyük bir fırsat" olarak nitelendiren Mitchell, şunları kaydetti:

"TPAO ile kurduğumuz ortak girişim şu anda muhtemelen dünya çapında sahip olduğumuz en önemli fırsat. Mesele sadece başarılı olmak değil, aynı zamanda TPAO'nun bizi başka projelere de davet edeceği şekilde başarılı olmak. Bu, muhtemelen sahip olduğumuz en önemli ilişki ve şu anda şirketimiz için dünya çapında bir fırsat olarak görüyoruz."

Paylaş: X Facebook LinkedIn
Önceki Haber Türkiye, Küresel Savunma Bankası'na kurucu üye oluyor 13.07.2026 Sonraki Haber Ticaret Bakanı Bolat, TCMB Başkanı Karahan ile bir araya geldi 13.07.2026

Bu habere tepki ver

0 Kızgın
0 Bayıldım
0 Hahaha
0 Beğendim
0 Muhteşem
0 Üzgün
0 İnanılmaz

/ Okuyucu Yorumları /

0 yorum

Henüz onaylanmış yorum yok.